Hürmüz Boğazı üzerinden yapılamayan sevkiyatlar yüzünden küresel ham petrol fiyatları varil başına 110 dolar sınırını çoktan aştı. İngiliz basınına yansıyan dev fon yöneticilerinin analizlerine göre, bu krizin çözülememesi halinde kara altının fiyatı 180 dolar gibi inanılmaz bir zirveyi test edebilir. Yozgatlı çiftçilerin tarlalarını sürmek için kullandığı mazotun maliyetinin böylesi bir senaryoda nerelere varabileceği, bölge halkı için en büyük kaygı kaynağı haline gelmiş durumda.
Stratejik Petrol Rezervleri Hızla Tükeniyor
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan seyahat ve soğutma ihtiyaçları, dünya genelinde yakıt stoklarına eşi benzeri görülmemiş bir darbe vuruyor. Uzman kuruluşların hesaplamalarına göre, küresel tüketim miktarı, kuyulardan çıkarılan petrolü günde ortalama 6 milyon varil aşıyor. Hükümetler bu devasa açığı kapatabilmek için zor gün akçesi olan stratejik rezervleri piyasaya pompalıyor. Her gün 2 milyon varilin üzerinde acil durum stoku kullanıma sunulsa da, bu destek programlarının temmuz ayı itibarıyla son bulacak olması piyasalardaki paniği daha da alevlendiriyor. Savaşın başlamasından bu yana dünya genelinde 380 milyon fıçılık bir petrol havuzu kelimenin tam anlamıyla kurudu.
Ülkeler Kendi Kabuğuna Çekilerek Tasarrufa Gidiyor
Krizin boyutları o kadar ciddi bir noktaya ulaştı ki, Mart ayı sonunda acil önlem alan ülke sayısı 55 iken, bugün bu rakam 76'yı bulmuş durumda. Avustralya devleti, enerji ve gübre güvencesini sağlamak için acilen 10 milyar dolarlık bir fon oluşturdu. Hindistan yönetimi ise döviz çıkışını durdurmak maksadıyla vatandaşlarına yurtdışı tatillerini iptal etmeleri yönünde baskı yapıyor. Sri Lanka ve Pakistan gibi borç yükü altındaki devletler ise haftalık çalışma süresini kısaltarak enerji tüketimini dizginlemeye çalışıyor. Yozgat özelinde değerlendirildiğinde, petrokimya ürünlerine ve gübreye olan bu erişim sıkıntısı, önümüzdeki hasat döneminde çok daha yüksek maliyetler olarak vatandaşın karşısına çıkma riski taşıyor.