Ekonomi

Zaten kullanılmıyor diye düşünmeyin! Kredi kartlarıyla ilgili milyonları bekleyen tehlike

Cüzdanın bir köşesinde unutulan ve "nasılsa harcama yapmıyorum" diyerek iptal edilmeyen kredi kartları, tüketicilerin karşısına ağır bir fatura olarak çıkabiliyor. Uzmanlar, aktif kullanılmayan bu kartların sadece aylık bütçeyi değil, tüm finansal geleceği tehdit ettiği konusunda uyarıyor. Peki, sessizce büyüyen bu riskler neler ve mağdur olmamak için hangi adımlar atılmalı? İşte milyonlarca kart sahibini ilgilendiren o kritik detaylar...

Abone Ol

Türkiye'de artan hayat pahalılığı nedeniyle kredi kartı kullanımı her geçen gün artıyor. Bununla birlikte birden çok kredi kartı bulunduran vatandaşlar bazılarını kullanmıyor. Vatandaşlar kullanılmayan kartların masraf yaratmayacağını düşünüyor.

HARCAMA YAPILMASA BİLE AİDAT KESİLİYOR

Tüketiciler arasındaki en yaygın yanılgı, işlem görmeyen bir karta yıllık üyelik ücreti yansıtılamayacağı yönündeki inançtan kaynaklanıyor. Bankacılık mevzuatına göre, sistemde aktif olarak görünen her kart için sözleşmede yer alan yıllık aidat bedeli yasal çerçevede tahsil edilebiliyor.

Banka, o kartın limitini arka planda hazır tuttuğu için harcama yapılmasa da bu ücreti talep etme hakkını elinde bulunduruyor. Bu nedenle kartı fiziki olarak kullanmamak veya mobil uygulama üzerinden sadece geçici olarak işleme kapatmak, aidat kesintisini durdurmaya yetmiyor.

KONTROL EDİLMEYEN BORÇ KREDİ NOTUNU DÜŞÜRÜYOR

Unutulan kartlar yalnızca aidat borcu çıkarmakla kalmıyor, beraberinde zincirleme finansal sorunlara da zemin hazırlıyor. Kullanılmayan karta yansıtılan ücret, ekstre takibi yapılmadığı için uzun süre fark edilemeyebiliyor.

Ödenmeyen ve zamanla yasal takibe düşen bu tutarlar, doğrudan Findeks kredi notunun hızla gerilemesine neden oluyor. Bozulan sicil, ilerleyen dönemde ihtiyaç duyulabilecek konut, taşıt veya acil nakit kredisi başvurularında tüketicinin karşısına büyük bir engel olarak çıkıyor.

KART LİMİTLERİ YENİ BAŞVURULARI ENGELLİYOR

Kullanılmayan kartların yarattığı bir diğer sorun ise yasal limit sınırlarına takılmak. Her tüketicinin aylık kayıtlı gelirine göre belirlenen maksimum bir kredi kartı limit tavanı bulunuyor.

Aktif işlem görmeyen ancak yüksek limite sahip olan bu eski kartlar, sistemde o tavanı dolu gösteriyor. Dolayısıyla tüketici, daha avantajlı kampanyalar sunan başka bir bankadan yeni bir kart almak istediğinde doğrudan limit yetersizliği engeliyle karşılaşıyor.

MAĞDURİYETİ ÖNLEMEK İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR

Finansal sağlığı korumak ve sürpriz borç sarmalına girmemek için alınacak önlemler oldukça net. Vatandaşların e-Devlet üzerinden Risk Merkezi Raporu alarak banka hesaplarını ve kredi kartlarını düzenli olarak kontrol etmesi büyük bir önem arz ediyor.

Kullanılmayan kartlar için bankanın müşteri hizmetleri aranarak sisteme "geçici kapatma" değil, kesin "iptal" talebi girilmeli. Acil durumlar için mutlaka bir kart bulundurmak isteyenler ise yasal bir hak olarak sunulan aidatsız (yalın) kredi kartı modeline geçiş yapmayı talep edebilir.