İstanbul Şişli’de 26 yıl önce evinde ölü bulunan 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen dosya kapsamında 5 kişi hakkında ‘feth-i kabir’ kararı verildi. Karar doğrultusunda ilk mezar açılırken, mezardan alınan DNA örneklerinin Çağla Tuğaltay’ın tırnak altından elde edilen DNA profiliyle karşılaştırılacağı öğrenildi. Soruşturma, yıllar sonra yeniden hareketlenirken olayın aydınlatılması için kritik bir adım atıldı.
Şişli’de 26 Yıllık Cinayet Dosyasında Yeni İnceleme
İstanbul’un Şişli ilçesinde 1990’lı yılların sonunda yaşanan ve uzun süredir faili meçhul olarak değerlendirilen Çağla Tuğaltay cinayeti dosyasında kapsamlı bir yeniden inceleme başlatıldı. Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın yaşandığı apartman ve çevresinde yeniden keşif yaptı.
Ekipler, apartman girişleri, merdiven boşlukları ve tanık ifadelerinde belirtilen noktaları tekrar değerlendirdi. Olay Yeri İnceleme ekiplerinin bodrum kattaki dairede luminol testi yaptığı, yıllar önce silinmiş olabilecek izlerin araştırıldığı belirtildi. Bu çalışmalar, dosyanın teknik boyutunu yeniden şekillendiren önemli adımlar arasında yer aldı.
Feth-i Kabir Kararıyla İlk Mezar Açıldı
Soruşturma kapsamında adı geçen kişilerle ilgili kritik bir karar alındı. Toplam 5 kişi hakkında verilen ‘feth-i kabir’ kararı doğrultusunda ilk mezar açıldı. Açılan mezarın, Çağla Tuğaltay’ın öldürüldüğü eve yaklaşık 20 metre mesafede yaşayan ve 2023 yılında hayatını kaybeden Lütfi Ş.’ye ait olduğu öğrenildi.
Kilyos Mezarlığı’nda bulunan “376” numaralı mezarda yapılan işlem sırasında adli tıp ekipleri tarafından DNA örnekleri alındı. Bu örneklerin, yıllar önce Çağla Tuğaltay’ın tırnak altından elde edilen DNA profiliyle karşılaştırılacağı bildirildi. Soruşturma makamları, elde edilecek sonuçların dosyada önemli bir kırılma noktası olabileceğini değerlendiriyor.
4 Kişinin Mezarı Daha Açılacak
Dosya kapsamında yalnızca tek bir kişiyle sınırlı kalınmayacağı, başka isimler için de işlemlerin devam edeceği öğrenildi. Aynı soruşturma kapsamında İsmail Hakkı Ç., Fehmi S., Bülent S. ve Baki G. hakkında da feth-i kabir kararı verildi.
Bu kişilerin mezarlarının da önümüzdeki günlerde sırayla açılacağı, DNA örneklerinin alınarak karşılaştırma sürecine dahil edileceği belirtildi. Yetkililer, sürecin titizlikle yürütüldüğünü ve her aşamanın adli tıp standartlarına uygun şekilde ilerlediğini ifade ediyor.
Soruşturmada Kritik DNA Eşleşmesi Bekleniyor
Uzmanlara göre, tırnak altından elde edilen DNA profili bu tür dosyalarda en güçlü delillerden biri olarak kabul ediliyor. Mezarlardan alınan örneklerin karşılaştırılması, olayın aydınlatılmasında belirleyici rol oynayabilir.
Soruşturma sürecinin ilerleyen günlerde yeni teknik incelemelerle genişletilmesi bekleniyor. Savcılık makamı, elde edilecek tüm verilerin bilimsel yöntemlerle değerlendirileceğini vurguluyor.