Orta Doğu’daki çatışmalar enerji piyasalarını derinden etkiliyor. Batı Asya’daki gelişmeler, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla daha da kritik bir hâl aldı ve brent petrol fiyatları 117 dolar sınırını aştı. Bu yükseliş, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarına doğrudan yansıyacak baskıyı artırıyor. Konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, petrol arzındaki risklerin devam etmesi durumunda fiyatların daha da yükselebileceğine dikkat çekiliyor.
Eşel Mobil Sistemi Sınırlı Etki Sağlıyor
Hükümet, 5 Mart 2026’dan itibaren devreye aldığı Eşel Mobil sistemiyle ÖTV üzerinden akaryakıt fiyatlarını dengelemeye çalışıyor. Ancak petrol fiyatlarındaki yüzde 25’i aşan artış, sistemin sınırlı etkisini ortaya koyuyor. Akaryakıt zamlarının pompaya tam yansımasının önüne geçmeye çalışan düzenleme, tüketiciler açısından geçici bir rahatlama sağlıyor.
Türkiye’de Akaryakıt Fiyatları Rekor Seviyede
Mart 2026 itibarıyla motorin ve benzin fiyatları son yılların en yüksek düzeyine ulaştı. Nakliyeciler, çiftçiler ve küçük esnaf, yükselen yakıt maliyetlerinin üretim ve geçim koşulları üzerindeki etkisinden endişe ediyor. Analistler, küresel çatışmaların sürmesi hâlinde akaryakıt fiyatlarının daha da artabileceğini öngörüyor ve tüketicilere hazırlıklı olma uyarısı yapıyor.
Artan Maliyetler Ekonomiyi Nasıl Etkiliyor?
Yüksek petrol fiyatları sadece akaryakıtı değil, lojistik, tarım ve gıda fiyatlarını da etkiliyor. Üretim maliyetlerinin yükselmesi, nihai ürün fiyatlarına yansıyor ve enflasyon üzerinde baskı yaratıyor. Ekonomistler, hükümetin kısa vadeli önlemleri kadar uzun vadeli enerji planlamasının da kritik olduğuna işaret ediyor.