Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Şimşek, Japonya’da gerçekleştirdiği doktora sonrası araştırma programının ardından hazırladığı proje ile uluslararası düzeyde önemli bir başarı elde etti.
Prof. Dr. Şimşek, The University of Tokyo bünyesindeki The Institute of Medical Science’da Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Bölümü, Malarya İmmünolojisi Laboratuvarı’nda yürüttüğü 6 aylık TÜBİTAK 2219 Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı’nı tamamlamasının ardından, baş araştırmacı olarak yer aldığı proje Tokyo Üniversitesi tarafından desteklenmeye hak kazandı.
Prof. Dr. Hülya Şimşek'in Uluslararası Projesi Tokyo Üniversitesi Tarafından Desteklendi
“Host- and Protozoa-Mediated Intervention Studies Against Malaria and Leishmaniasis” başlıklı proje, The University of Tokyo tarafından desteklenen Uluslararası Ortak Araştırma Projeleri kapsamında kabul edildi. Bu kabul ile birlikte Prof. Dr. Şimşek, aynı alandaki ileri düzey araştırmalarını sürdürmek üzere 1 yıllık uluslararası burs programına da seçilmiş oldu.
Proje, sıtma ve leishmaniasis gibi küresel halk sağlığını tehdit eden enfeksiyon hastalıklarına karşı yenilikçi tedavi stratejileri geliştirmeyi hedefliyor. Türkiye ve Japonya merkezli olmak üzere farklı ülkelerden araştırma gruplarını bir araya getiren multidisipliner proje kapsamında hem konak immün yanıtı hem de parazite yönelik yeni nesil moleküler yaklaşımlar ele alınacak.
“Uluslararasılaşma Vizyonumuzun Somut Göstergesi”
Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar, elde edilen başarının üniversitenin uluslararasılaşma vizyonu doğrultusundaki çabalarının önemli bir sonucu olduğunu ifadelerini kullandı. Rektör Yaşar, Uluslararası Ortak Araştırma Projeleri kapsamında projesi kabul edilen ve 1 yıllık uluslararası burs programına seçilen Prof. Dr. Hülya Şimşek’i tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Projenin, uluslararası bilim camiasında Yozgat Bozok Üniversitesi’nin tanınırlığına katkı sağlamasının yanı sıra, özellikle paraziter hastalıklar alanında yeni tedavi modellerinin geliştirilmesine yönelik önemli bilimsel çıktılar üretmesi bekleniyor.