Yozgat da bu genel algıdan payını alarak sık sık "deprem riski düşük iller" kategorisinde anılır. Ancak uzmanlar, bu durumun rehavete yol açmaması gerektiği konusunda hemfikirdir; zira fay hatlarının uzaklığı kadar, binaların üzerine oturduğu toprağın cinsi de hasar boyutunu belirleyen bir numaralı etkendir. Yozgat il genelinde yer yer değişkenlik gösteren toprak yapısı içinde, sismolojinin altın standartlarına uyan ve adeta betondan daha sert bir zemin sunan bir merkez öne çıkmaktadır.
Akdağmadeni Masifi ve Granit Temeller
İl sınırları içerisindeki en sağlam, en stabil ve yerbilimciler tarafından "kusursuz temel" olarak adlandırılan bölge Akdağmadeni ilçesidir. İlçe, jeoloji literatüründe kendi adıyla anılan "Akdağmadeni Masifi"nin tam kalbinde yer alır. Bu devasa yeraltı yapısı, gnays, şist ve özellikle granit gibi son derece yaşlı, yoğun ve kırılganlığı düşük metamorfik kayaçlardan oluşmaktadır. Milyarlarca yıllık kristalleşme süreçlerinin bir ürünü olan bu kayaçlar, yeryüzündeki en sert zemin formasyonlarından birini oluşturur. Akdağmadeni'nde temel kazısı yapmak zor olsa da, ulaşılan o sert anakaya, üzerine inşa edilen yapıya doğanın sunabileceği en güçlü sigortayı sağlamaktadır.
Geleceğin Dirençli Şehircilik Modeli
Bu eşsiz granit ve metamorfik doku sayesinde, Akdağmadeni'nde herhangi bir zemin büyütmesi tehlikesi bulunmamaktadır. Çevre illerde yaşanabilecek büyük ölçekli bir depremde dahi, bu ilçedeki sismik dalgalar anakaya içinde hızla sönümlenerek yüzeydeki binalara çok cılız bir titreşim olarak ulaşır. Yeraltı sularının yüzeye çıkmasına izin vermeyen geçirimsiz katmanlar, sıvılaşma denilen ölümcül olgunun bu coğrafyada yaşanmasını fiziksel olarak imkansız kılar. Yozgat'ın bu sağlam ilçesi, modern şehircilik anlayışında yüksek katlı yapıların bile derin kazık sistemlerine ihtiyaç duymadan, sadece anakayaya ankrajlanarak güvenle inşa edilebileceği nadide lokasyonlardan biridir.