Küresel piyasalarda güvenli liman olarak görülen altın, son günlerde düşüş eğilimine girdi. Ons altın fiyatı, faiz beklentileri ve yatırımcı satışlarının etkisiyle 4.600–4.700 dolar aralığında işlem gördü.
Düşüşün arkasında üç temel neden
Analistlere göre altındaki geri çekilmenin temelinde üç ana faktör yer alıyor. ABD Merkez Bankası’nın faizleri yüksek tutacağı beklentisi altın üzerinde baskı oluşturdu. Jeopolitik gelişmelerin etkisinin sınırlı kalması ve risk algısındaki değişim fiyatlara yansıdı. Ayrıca rekor seviyelerin ardından başlayan kar satışları düşüşü hızlandırdı.
Piyasalarda temkinli görünüm
Altın fiyatlarında son günlerde yaşanan gerileme, piyasalarda temkinli bir atmosfer oluşturdu. Günlük bazda yüzde 3’e varan kayıplar görülürken, yatırımcıların yön arayışı dikkat çekti. Uzmanlar, altının hem güvenli liman talebi hem de faiz baskısı arasında sıkıştığını ifade etti.

Uzmanlardan değerlendirme
KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, güçlü ekonomik verilerin merkez bankalarının sıkı para politikası beklentisini artırdığını belirtti. Saxo Markets Baş Yatırım Stratejisti Charu Chanana ise teknik göstergelerin henüz net bir yön ortaya koymadığını ifade etti.
Gümüşte uzun vadeli beklenti
Gümüş fiyatlarında dalgalı seyir devam ederken, ons gümüş 73 dolar seviyesine kadar yükseldi. Analistler, uzun vadede gümüşün 100 dolar seviyesini aşabileceğini öngörüyor. Bu beklenti, artan endüstriyel talep ile ilişkilendiriliyor.
Petrol fiyatlarında jeopolitik etkiler
Petrol fiyatları ise jeopolitik gelişmelerin etkisiyle hareket ediyor. Brent petrolün 110 dolar seviyesini gördüğü, ABD ve Orta Doğu merkezli gelişmelerin fiyatlamalarda belirleyici olduğu ifade edildi.
Küresel piyasalarda beklenti sürüyor
Küresel piyasalarda ateşkes beklentilerine ilişkin haber akışı, hisse senedi piyasalarında kısmi toparlanmaya neden oldu. MSCI Asya Pasifik Endeksi yükseliş gösterirken, ABD vadeli endekslerinde de sınırlı artış kaydedildi.
MSCI dünya endeksi geriledi
MSCI Dünya Endeksi mart ayında yüzde 6,6 düşüş kaydederken, yılbaşından bu yana toplam kayıp yüzde 3,9’a ulaştı. Enerji sektörü pozitif ayrışırken, teknoloji ve tüketim hisselerinde satış baskısı öne çıktı.


