Bakan Göktaş, Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nun çalışmalarına Bakanlık olarak katkı sunduklarını belirterek, hedeflerinin çocukları suça sürüklenmeden önce korumak olduğunu vurguladı.
"Amacımız, çocuğun suça sürüklenmeden önceki riskleri, olduğu andan itibaren minimize etmek, ortadan kaldırmak. Adli sürece giren çocuklarla ilgili de sürecin en başından itibaren yargıyla ve ilgili bütün kurumlarla sıkı bir işbirliği içerisinde, etkin bir koordinasyon mekanizması oluşturmayı amaçlıyoruz."
Çocuğa değil, risk faktörlerine odaklanan sistem
Göktaş, kanun teklifiyle birlikte çocuklara yönelik tedbir mekanizmalarının tek çatı altında toplanacağını söyledi. Çocuğun adli sürece girmesi durumunda ilgili tüm kurumların eş zamanlı bilgilendirileceğini ve koruyucu tedbirlerin vakit kaybetmeden uygulanacağını aktardı.
Yerelde valilikler bünyesinde kurulacak komisyonlarla her çocuğun vaka bazlı takip edileceğini belirten Bakan Göktaş, Bakanlık merkezinde de bir izleme sisteminin oluşturulacağını ifade etti. Göktaş, "Oluşan riski en başından itibaren tespit etmek ve bu riski büyümeden, tekrar olmadan doğrudan sürece dahil olmak istiyoruz. Bu çok kritik bir adımdı" dedi.

"Bizim amacımız çocuğu daha da cezalandırmak değil"
Yeni düzenlemede çocuğun üstün yararının merkeze alındığının altını çizen Göktaş, mevcut 'yönlendirici tedbirler' maddesine dikkat çekti. Sosyal inceleme raporlarında yalnızca çocuğun değil; ailesinin, okul bağlantılarının ve tüm çevresinin birlikte değerlendirildiğini kaydetti.
"Bizim amacımız çocuğu daha da cezalandırmak değil. En temelinden olaya müdahale etmek ve bütün kurumların, bütün paydaşların etkili bir şekilde bu sürece dahil edilmesi, sorumluluk alması ve çocuğun üstün yararını gözeterek onu tekrar topluma kazandırmak."
Günümüzde risklerin farklılaştığına işaret eden Göktaş, bireysel radikalleşme eğilimlerine ve çocukları hedef alan gruplara karşı yasanın koruma, önleme, rehabilite etme ve destek mekanizmalarını güçlendirme temelinde kurgulandığını anlattı.
Velilere 3 günden 10 güne kadar tazyik cezası
Bakan Göktaş, bağımlılık gibi nedenlerle tehlike altındaki 18 yaş altı çocukların zorunlu tedavi sürecine alınmasını öngören düzenlemeyi de aktardı. Çocuğunun durumunu görmezden gelen ya da sorumluluğunu yerine getirmeyen velilere yönelik ise yaptırım sinyali verdi.

"Tedbir kararını uygulamakta imtina eden veliye de 3 günden 10 güne kadar bir tazyik cezası öneriliyor. Uymayan velilere cezai sorumluluk getiriyoruz."
Göktaş, Bakanlığın devlet koruması, rehberlik ve danışmanlık alanlarındaki yoğun tecrübesine vurgu yaparak, mevcut tedbir mekanizmalarını güçlendiren bu adımın dönemin ihtiyaçlarını ve sahadan gelen talepleri doğrudan karşıladığını söyledi.
Sosyal medya düzenlemesi ekimde devrede
Bakan Göktaş, Türkiye'ye özgü 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi ile 15-18 yaş arası çocuklar için ayrıştırılmış içerik uygulamasının hayata geçirildiğini hatırlattı. Yönetmeliğin ekim ayında çıkacağını ve Türkiye genelinde etkin şekilde uygulanmaya başlanacağını duyurdu.

Aile ve Gençlik Fonu'na ilişkin güncel verileri de paylaşan Göktaş, Türkiye genelinde 290 bin 213 başvuru alındığını ve dün akşam itibarıyla 15 bin 101 bebeğin dünyaya geldiğini açıkladı. Öte yandan kamu kurumlarında çocuk bakımevlerinin sayısının artırılacağını, sağlık çalışanlarının 7-24 çalışma düzenine uygun kreşlerin ilk kez bir standarda kavuşturulduğunu sözlerine ekledi.
Bakan Göktaş'ın açıkladığı kanun teklifinin önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmesi bekleniyor. Yozgat'taki ailelerin de yakından takip ettiği düzenlemeye ilişkin gelişmeler aktarılmaya devam edilecek.





