Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu’nu Adalet Bakanlığı’nda kabul etti. Görüşme sonrası konuşan Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın dosya üzerinde ayrıntılı bir inceleme yürüttüğünü söyledi. Gürlek, ilk etapta bir helikopter kazası olarak yansıtılan olayın gerçekte bir FETÖ organizasyonu olduğunu belirtti.
Olayın FETÖ bağlantısı ve deliller
Bakan Gürlek, soruşturmanın geldiği aşamayı şu sözlerle özetledi: "Tabii inceleyince bizim dikkatimizi bu işin bir kaza olmadığı, yani rahmetlinin belirli bir kesimin hedefine girdiği... Özellikle o tarihlerde FETÖ silahlı terör örgütü palazlanmaya başladı. Biz nereden biliyoruz bunu? 2007 yılında Hrant Dink cinayeti. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu da 2009 tarihinde bu örgütün hedefine giriyor."
Gürlek, helikopter pilotunun eşinin FETÖ ile irtibatlı olduğunun belirlendiğini, pilotun olay öncesinde örgütün mahrem imamlarıyla yaptığı telefon görüşmelerinin tespit edildiğini aktardı. Ayrıca, kaza öncesinde FETÖ’nün sözde TSK imamlarından Adil Öksüz ve Kemal Batmaz ile yapılan görüşmelerin, olayın örgütsel bir eylem olduğuna işaret ettiğini vurguladı.
"Biliyorsunuz helikopter pilotunun kendisi, bizzat eşi örgütle irtibatlı çıktı. Özellikle helikopter pilotunun olay günü örgütün mahrem imamlarıyla, Elâzığ mahrem imamıyla telefonu, daha öncesinden de Adil Öksüz’le telefonları, toplantıları, Adil Öksüz’ün bu olay için Türkiye’ye gelmesi... Bunlar hepsi bize örgütsel bağlantıyı gösteriyor."
"21 kişi tutuklu, operasyonların devamı gelecek"
Soruşturma kapsamında şu ana kadar çoğunluğu asker kökenli 21 kişinin tutuklandığını belirten Gürlek, "Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu. Çünkü Muhsin Yazıcıoğlu gerçekten bu ülke için çok önemli bir şahıstı, bir karakterdi, bir siyasi liderdi" dedi. Bakan Gürlek, olaya ilk müdahale eden kaza kırım ekibi ve askeri personelin de mercek altında olduğunu, HTS ve radar kayıtlarının silindiğinin tespit edildiğini de sözlerine ekledi.
İlk müdahaleyi yapan ve helikopterin kara kutusunu söken iki askeri personelin, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'teki konutuna baskın yapmakla görevli ekipte yer aldığının altını çizen Gürlek, "Yani olaya baktığımız zaman büyük tabloda bunun bir FETÖ’nün örgütsel anlamda bir organizasyon, bir şema olduğunu gördük" diye konuştu.
"Hem sizin vicdanınızda hem kamu vicdanında her şey berraklaşacak"
Adalet Bakanı Gürlek, aileye ve kamuoyuna sürecin takipçisi olacaklarına dair güvence verdi. "Yani bizim size sözümüz, devlet olarak sözümüz. Burada dediğim gibi örgütsel anlamda bir eylem var. Bu örgütsel anlamda eylemin en karanlık noktasına kadar, yani bu eylemde görev olan kim varsa sonuna kadar gideceğiz, çözeceğiz. Karanlık bir nokta kalmayacak" ifadelerini kullandı.
Bakan Gürlek, olayın aydınlatılmasının devlet için bir zorunluluk olduğunu belirterek, "Burada devlet şahıslara bakmaz. Eylemde sorumluluğu var mıdır, yok mudur? Sonuna kadar gideceğiz" dedi.
Aileden duygusal teşekkür
Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, yıllar sonra olayın üzerine ciddiyetle gidilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Çok teşekkür ediyoruz bu konuda. O yıllara dönmek istemiyorum. Çünkü bizzat orada yapılanlara şahit olduğum için. İnşallah umut ediyorum bu sefer gerçekleşir ve biz de rahat kafamızı yastığa koyarız" dedi.
Babasını kaybettiğinde 14 yaşında olduğunu hatırlatan Fatih Furkan Yazıcıoğlu ise adalet arayışından hiç vazgeçmediklerini belirterek, "Biz adalet ve hak arayışımızı gerçekten hiçbir zaman kaybetmedik. Umudumuzu kaybetmedik. Bir gün bunun da sırasının vaktinin geleceğini, bu örgütün bir şekliyle bu dosyanın üzerindeki etkisinin kırılacağını inanıyorduk" diye konuştu.




