Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) bu süreçteki rolüne dikkat çekerek, geçmişteki deneyimlere atıfta bulundu. CHP'nin Türkiye'deki ilk çözüm sürecine destek verdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, o dönemki tutumlarını şu sözlerle aktardı:

"Sorunu çözün ama öyle gizli kapaklı yapmayın, Meclise getirin, orada çözelim dedik. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin adresini gösterdik. 2020 yılında yaptığımız kurultayda da yine bu soruna değinmiş ve başta Kürt sorunu olmak üzere tüm toplumsal sorunlar demokrasi temelinde ve TBMM'nin öncülüğünde çözülecek, Türkiye'nin tam bağımsızlığı, demokrasisi ve üniter yapısı güçlendirilecektir diye tarih etmiştik. Nihayet 13 yıl sonra, yani 2026'da bizim önerimize gelindi."

"Gerçekçi bir çözüm mimarisi en az 4 boyutu içermek zorundadır"

Sürecin yalnızca tek bir başlık altında yürütülemeyeceğini vurgulayan CHP lideri, kapsamlı bir yol haritasının ana hatlarını sıraladı. Kılıçdaroğlu, gerçekçi bir çözüm mimarisinin olmazsa olmazlarını dört temel boyutta topladı.

Bunları, "Terör örgütünün doğrulanabilir biçimde silahsızlanması ve örgütsel tasfiyesi, Türkiye'nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması, Irak ve Suriye'deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemesinin hayata geçirilmesi ve dış güçlerin vekil yapılanmalar üzerinden müdahalesini sınırlayacak bir egemenlik stratejisinin oluşturulması" olarak açıkladı.


Img 1785764124864 Zmplkm

"Silahın siyasetten tamamen çıkması gerekiyor"

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin kendi iç barışını inşa ederken dış jeopolitik hesaplara karşı da uyanık olması gerektiğini belirtti. Bu meselenin ülkenin kendi tarihi ve toplumsal dinamikleri içinde, kendi meclisiyle ve kendi yurttaşlarıyla çözülmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Konuşmasını, sürecin temel ilkelerini özetleyerek tamamlayan CHP Genel Başkanı, "Türkiye hem güvenlik mimarisini hem de toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde oluşturmak zorundadır. Silahın siyasetten tamamen çıkması, siyasetin de kapalı pazarlıklardan çıkarak Meclisin, hukukun ve milletin denetimine girmesidir" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet'i demokrasiyle taçlandırmanın, farklı toplumsal kesimlerin ortak bir yurttaşlık bilincinde buluşması anlamına geleceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: İHA