Dijital platformlarda ikinci el ürün ticaretinin yaygınlaşması, kötü niyetli kişilerin yöntemlerini de güncelledi. Tüketici Hakları Derneği (THD) Genel Başkanı Ergün Kılıç, güvenlik amacıyla kurulan sistemlerin dolandırıcılar tarafından nasıl birer tuzağa dönüştürüldüğünü gözler önüne serdi. Geçmişte kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan kişilere karşı oluşan toplumsal bilincin ardından, suç şebekelerinin artık e-ticaret sitelerindeki açık kapıları zorladığı belirtiliyor.
HESAP ONAYI BAHANESİYLE BÜYÜK VURGUN
İkinci el alışverişlerde güvenli bir zemin yaratmak amacıyla geliştirilen "param güvende" gibi uygulamalar, son günlerde organize hırsızlık vakalarının merkezine yerleşti. Dolandırıcılar sürece normal bir alıcı gibi yaklaşıyor. Satıcıyla iletişim kurduktan sonra "hesap onayı" gerektiği bahanesiyle kendi adlarına açtıkları farklı bir hesaba para aktarılmasını talep ediyorlar.
Asıl tehlike ise bu ilk para transferinin ardından başlıyor. Suçlular, satıcının telefonuna gelen doğrulama kodunu isteyerek sisteme tam erişim sağlıyor. Bu sayede satıcının hesabındaki mevcut bakiye hızla kendi kontrollerindeki başka hesaplara geçiriliyor.
GÜVENLİ ÖDEME SİSTEMLERİNDE ŞİFRE İSTENİR Mİ?
Ödeme sistemleriyle ilgili kritik bir uyarıda bulunan Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç, hiçbir resmi ödeme sisteminde hesap onayı için karşı tarafa para gönderilmesi ya da doğrulama kodu paylaşılması gibi bir kuralın bulunmadığını ifade etti.
Benzer bir işleyişin Takasbank altyapısında da geçerli olduğuna dikkat çeken Kılıç, "Size para gönderdik, kodu paylaşın" şeklindeki mesajların kesinlikle bir dolandırıcılık girişimi olduğunun altını çiziyor.
MAĞDURİYET YAŞAYANLAR HANGİ YOLLARI İZLEMELİ?
Bu yeni nesil dolandırıcılık ağına düşen vatandaşlar için hukuki süreçler büyük önem taşıyor. Mağdurların vakit kaybetmeden Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunması gerekiyor. Uyuşmazlığın boyutuna göre parasal sınırlar çerçevesinde tüketici hakem heyetleri ve tüketici arabulucuları da devreye girebiliyor. Öte yandan dolandırıcıların izlerini kaybettirmek amacıyla farklı kişilere ait IBAN numaraları kullandığı belirtildi. Bu sebeple adli süreçlerin zaman alabileceği aktarıldı. Uzmanlar kullanıcıların yalnızca resmi platformlar üzerinden işlem yapmalarını ve şüpheli en ufak bir talepte iletişimi derhal sonlandırmalarını tavsiye ediyor.





