Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay kararları çerçevesinde, ev sahibi ve kiracıların bilmesi gereken önemli ayrıntılar dikkat çekiyor.

Tüi̇k Konut Satış Verilerini Açıkladı! Temmuz Ayında Piyasada Son Durum

Kira Artış Oranı Nasıl Belirleniyor?

Konut ve çatılı iş yeri kiralarında yenilenen kira döneminde uygulanacak artış, kural olarak TÜFE’nin 12 aylık ortalama değişim oranını aşamıyor. Taraflar daha düşük bir artış oranında anlaşabiliyor. Ancak kira sözleşmesinin beş yılı doldurması halinde kira bedelinin yeniden belirlenmesi gündeme gelebiliyor.

İç Anadolu Güne Depremle Uyandı! Kayseri ve Ankara’da Peş Peşe Sarsıntılar
İç Anadolu Güne Depremle Uyandı! Kayseri ve Ankara’da Peş Peşe Sarsıntılar
İçeriği Görüntüle

Bu durumda emsal kira bedelleri, taşınmazın özellikleri ve hakkaniyet gibi ölçütler de değerlendirmeye alınabiliyor.

Ekim 2026 Kira Artış Oranı Yüzde Kaç?

Paylaşılan bilgide Ekim 2026 döneminde yenilenen kira sözleşmeleri için artış oranı yüzde 31,49 olarak belirtiliyor.

Bu oran üzerinden 40 bin TL kira ödeyen bir kiracının yeni kira bedeli şöyle hesaplanıyor:

  • Mevcut kira: 40.000 TL

  • Artış tutarı: 12.596 TL

  • Yeni kira bedeli: 52.596 TL

Kira sözleşmesi Kasım ayında yenilenen kiracılar için ise Kasım döneminde geçerli olacak oranın dikkate alınması gerekiyor.

Kira Tespit Davasını Ev Sahibi mi, Kiracı mı Açabilir?

Kira bedelinin yeniden belirlenmesini isteyen hem ev sahibi hem de kiracı kira tespit davası açabiliyor. Bu davalarda taşınmazın bulunduğu bölgedeki emsal kira bedelleri ve kira ilişkisinin özellikleri önem taşıyor.

Kira uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce kural olarak zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekiyor.

Beş Yıl Dolmadan Kira Tespit Davası Açılır mı?

Kira tespitinde beş yıllık süre önemli bir ölçüt olarak öne çıkıyor. Ancak kira sözleşmesinin koşulları ve talebin hukuki dayanağı da değerlendirmede etkili olabiliyor.

Paylaşılan haberde, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin emsal kira bedelinin düşük olduğu durumlara ilişkin bir kararına değiniliyor. Bununla birlikte, bu aktarım her kira sözleşmesinde beş yıl dolmadan kira tespit davası açılabileceği şeklinde yorumlanmamalı; somut olayın koşulları ayrıca incelenmeli.

Depozito En Fazla Ne Kadar Olabilir?

Depozito, kiracının kira ilişkisinden doğabilecek borçları ve sorumlu olduğu zararlar için verilen güvence bedeli olarak biliniyor.

Türk Borçlar Kanunu uyarınca konut ve çatılı iş yeri kiralarında güvence bedeli üç aylık kira tutarını aşamıyor. Para veya kıymetli evrak olarak verilen depozitolar için kanunda özel hükümler bulunuyor.

Dolarla Verilen Depozito Nasıl İade Edilir?

Depozitonun dolar üzerinden belirlenmesi ve ödenmesi durumunda iadenin hangi para birimiyle yapılacağı, sözleşmenin hükümlerine ve ödemenin koşullarına göre değerlendiriliyor.

Depozitonun yabancı para üzerinden kararlaştırılmış olması, iade sırasında sözleşmenin içeriğinin ve ilgili yasal kuralların birlikte ele alınmasını gerektiriyor.

Ev Sahibi Depozitodan Kesinti Yapabilir mi?

Ev sahibi, depozitoyu istediği gerekçeyle kesemiyor. Ödenmemiş kira borcu veya kiracının sorumlu olduğu gerçek bir hasar bulunması halinde, yasal koşullar çerçevesinde kesinti yapılması gündeme gelebiliyor.

Buna karşılık evin normal kullanımından kaynaklanan yıpranmalar, duvarların zamanla solması veya olağan eskime belirtileri tek başına depozitonun kesilmesi için yeterli kabul edilmiyor. Kesinti talebinin dayanağının ortaya konulması önem taşıyor.

Kiracının evden ayrılırken mutlaka boya yaptırmasını zorunlu kılan genel bir kural bulunmuyor. Normal kullanım nedeniyle oluşan duvar kirlenmesi ve renk solması gibi yıpranmalar, her durumda kiracının sorumluluğunda değerlendirilmiyor.

Ancak kiracının olağan kullanımı aşan bir zarara neden olması halinde, ortaya çıkan gerçek zararın karşılanması istenebiliyor. Bu nedenle boya masrafının kime ait olduğu, evin teslim durumu ve oluşan hasarın niteliğine göre belirleniyor.

İlk Evim Konut Kredisi Ne Zaman Başlayacak Başvuru Şartlarında Son Durum

Sigara Dumanından Sararan Duvarların Masrafını Kim Öder?

Yoğun sigara kullanımı nedeniyle duvarların aşırı sararması, büyük delikler açılması veya derin çizikler oluşması gibi durumlar olağan kullanımı aşan hasar kapsamında değerlendirilebiliyor.

Paylaşılan haberde, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 5 Aralık 2018 tarihli ve E.2017/4599, K.2018/12416 sayılı kararına atıf yapılıyor. Karara ilişkin aktarımda, normal kullanımdan kaynaklanan yıpranmalardan kiracının sorumlu tutulamayacağı belirtiliyor.

Buna karşılık kiracının kusuruyla oluşan ve normal kullanımı aşan zararlar için masraf talep edilmesi mümkün olabiliyor. Her olayda hasarın boyutu, nedeni ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendiriliyor.

Kira artışı, depozito iadesi ve tahliye sırasında ortaya çıkan hasarlar, ev sahibi ile kiracı arasında hukuki uyuşmazlıklara neden olabiliyor. Tarafların kira sözleşmesini dikkatle incelemesi, ödeme ve teslim durumunu belgeleyebilmesi ve yasal haklarını bilmesi önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi