Finans kuruluşları sahaya yeni ödeme modelleri sürüyor. Tüketici alışkanlıkları hızla değişiyor. Geleneksel kredi kartlarının yerini yavaş yavaş "3 ay ertelemeli" sistemler alıyor. E-ticaret platformları ve mağaza kasaları bu kampanyalarla dolu. Ancak sunulan bu büyük esneklik, arka planda çok ciddi bir finansal okuryazarlık eksikliğine çarpıyor.

GİZLİ BORÇLANMA SÜRECİ VE BEKLENMEYEN MALİYETLER

Yayımlanan raporlara göre 18-34 yaş arasındaki kullanıcılar büyük risk altında. Tüketicilerin yüzde 46'sı, taksit ödemeleri henüz başlamadan önce arka planda resmi bir kredi sürecinin işlediğini bilmiyor.

ÖDEME TERCİHLERİNDE YAŞ GRUPLARININ DAĞILIMI

Ertelemeli taksit modelleri yeni neslin ilk tercihi konumunda. Araştırma sonuçlarına göre yaş grupları arasındaki makas oldukça açık. Sistemin kullanım oranlarına dair rakamlar şu şekilde listelendi:

18-34 Yaş Grubu: Yüzde 36 kullanım oranıyla pazarın zirvesinde yer alıyor.

35-54 Yaş Grubu: Yüzde 20 seviyesinde kalarak sistemi ağırlıklı olarak deniyor.

55 Yaş Üstü: Yüzde 4 kullanım oranıyla geleneksel ödeme yöntemlerinden vazgeçmiyor.

TÜKETİCİ HUKUKU VE DENETİM MEKANİZMASINDAKİ BOŞLUK

Bu kampanyaların bir bölümü standart bankacılık ürünlerinden tamamen ayrışıyor. Farklı ve daha esnek hukuki mevzuatlara tabi tutuluyorlar. Tüketiciler olası bir uyuşmazlıkta nereye başvuracağını dahi bilmiyor.

Ankete katılan gençlerin yüzde 88'i şikayet mekanizmalarından habersiz. Yasal haklarını bilmiyorlar. Bu durum e-ticaret ve bankacılık ekseninde büyük bir denetim boşluğu yaratıyor.

SEKTÖRDEN FİNANSAL İSTİKRAR VE ŞEFFAFLIK UYARISI

Ekonomi uzmanları gidişattan rahatsız. Bu sistemlerin kısa sürede devasa bir borç sarmalına dönüşme riski çok yüksek. Müşteriye sunulan geri ödeme sözleşmelerinin alışveriş anında çok daha şeffaf olması isteniyor.

Tüketiciler harcama yaparken aylar sonra devreye girecek borç yükünü mutlaka hesaplamalı. Finansal sorumluluk, o ürün sepete eklendiği an başlıyor. Doğru bütçe planlaması yapılmazsa kriz kaçınılmaz.