Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, memur ve memur emeklilerinin maaşlarının fiyat artışları karşısında eridiğini belirterek, refah payı ve eşel mobil sistemine geçilmesi talebinde bulundu. Taşkın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon verilerinin gerçek piyasa koşullarını yansıtmadığını savundu.

TÜİK Verilerine Tepki

Necip Taşkın, TÜİK’in Haziran ayı enflasyon oranını aylık bazda yüzde 0,99, yıllık bazda ise yüzde 32,11 olarak açıkladığını hatırlattı. Bu verilere karşılık İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) İstanbul enflasyonunu yüzde 1,14, Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) ise yıllık enflasyonu yüzde 51,49 olarak duyurduğunu ifade eden Taşkın, açıklanan verilerin ekonomik göstergelere dair farklı bir tablo ortaya koyduğunu söyledi.

"Enflasyon Farkı Yetersiz"

Taşkın, TÜFE’nin ocak ayında yüzde 4,84, şubat ayında yüzde 2,96, mart ayında yüzde 1,94, nisan ayında yüzde 4,18 ve mayıs ayında yüzde 1,71 arttığını belirtti. Haziran ayındaki yüzde 0,99’luk artışla birlikte memur ve memur emeklilerinin alacağı enflasyon farkının yüzde 6,09 olarak gerçekleştiğini kaydeden Taşkın, ekonomik tablonun memur ve memur emeklilerinin aleyhine olduğunu vurguladı.

Taşkın, “TÜİK’in Haziran ayı verileriyle netleşen 6 aylık enflasyon tablosu, milyonlarca memur ve memur emeklisinin Temmuz ayı zam oranını belirledi. Resmi rakamlara göre memur ve memur emeklileri toplu sözleşme ile enflasyon farkı dahil toplamda yaklaşık yüzde 13,52 oranında bir artış almaya hak kazandı. Ancak bağımsız iktisatçılar, bu artışın çarşı pazardaki gerçek fiyat artışlarının çok gerisinde kaldığını, kamu çalışanlarının ve emeklilerin hızla yoksullaştığını vurguluyor ki biz de sendika olarak bu görüşlere katılıyoruz” dedi.

Maaş Artışları Gerçek Enflasyonun Altında Kaldı

Memur maaş artışlarının doğrudan gerçekleşen enflasyon oranında yapılmadığını belirten Taşkın, toplu sözleşme gereği ilk 6 aylık enflasyonun belirlenen barajı aşan kısmının "enflasyon farkı" olarak yansıtıldığını ifade etti. Bu hesaplama yöntemi nedeniyle SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin doğrudan 6 aylık resmi enflasyon oranı olan yaklaşık yüzde 17,76 civarında zam alırken, memur ve memur emeklilerinin yüzde 13,52 seviyesinde kaldığını söyledi. Taşkın, kurumlar arası zam farkının yaklaşık 4,3 puanı bulduğunu kaydetti.

Açıklamalarda Çelişki Var

Taşkın, TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 32,11 olarak açıklarken, ENAG’ın bu oranı yüzde 51,49, İTO’nun ise İstanbul için yüzde 35,94 olarak duyurduğunu hatırlattı. Maaş zamlarının en düşük veri olan TÜİK'e göre yapıldığı için çalışanların gerçek hayatta karşılaştığı maliyet artışının karşılanamadığını belirtti.

Alım Gücü Düştü, Çalışan Yoksulluğu Derinleşti

Kamu sendikalarının verilerine göre Türkiye'de dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 115 bin TL seviyesini aştığını ifade eden Taşkın, Temmuz zammıyla birlikte en düşük memur maaşının 75 bin TL seviyesine gelse de bu tutarın yoksulluk sınırının çok altında kaldığını söyledi. Memur emeklilerinin maaşlarının, yapılan bu düşük oranlı zamla birlikte 35 bin TL civarındaki açlık sınırında gezinmeye devam ettiğini belirten Taşkın, “Yapılan bu artışlar bir 'zam' değil, aksine son 6 ayda cepten çıkan ve eriyen paranın aylar sonra yapılan eksik bir telafisidir” diye konuştu.

"Refah Payı" ve "Eşel Mobil" Çağrısı

Enflasyon farkının yetersiz olduğunu vurgulayan Necip Taşkın, “Üç kuruşluk enflasyon farkıyla memur ve memur emeklilerinin insanca yaşayabilmeleri mümkün değildir. Acil olarak refah payı verilmelidir” dedi. Taşkın, ücretlerin fiyat artışları karşısında erimesini önlemek amacıyla, maaşların geçmiş verilere göre değil, her ay gerçekleşen enflasyona göre anlık güncellendiği "eşel mobil" sistemine geçilmesinin şart olduğunu ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi