Türkiye otomotiv piyasasında son haftalarda dikkat çeken bir hareketlilik yaşanıyor. Döviz kurlarındaki artış ve ÖTV matrah düzenlemeleri, özellikle orta sınıf otomobillerin fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Uzmanlara göre bazı modeller, bir üst vergi diliminin sınırına kadar gelmiş durumda. Küçük bir fiyat artışı bile, aracın vergi oranını değiştirebiliyor. Bu da anahtar teslim fiyatlara yüz binlerce liralık fark olarak yansıyor.
FİYATLARDA VERGİ DİLİMİ SARMALI

EBS Danışmanlık Genel Müdürü Erol Şahin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bazı modeller bir üst ÖTV diliminin eşiğinde. 1 liralık artış bile yüzde 5 ila 10 arasında vergi farkına neden olabiliyor. Bu da aracın fiyatına 150 ila 200 bin lira civarında yansıyor” ifadelerini kullandı. Şahin, vergisiz fiyatın bile küçük bir oranda artmasının, aracın vergi oranını yukarı taşıyabileceğini ve bunun toplam maliyeti ciddi şekilde etkilediğini vurguladı.
Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, özellikle son ÖTV düzenlemesiyle orta segmentteki modellerde önemli değişiklikler yaşandığını belirtti. Temmuz ayında yapılan matrah güncellemesiyle birlikte bazı segmentlerde taban oranlar yükseldi, vergi dilimleri yeniden tanımlandı. Yalçın, “Artık birçok model bir üst dilimin hemen altında konumlanıyor. Markalar fiyat, opsiyon ve donanım seviyelerini buna göre ayarlıyor” dedi.
Kurdaki küçük oynamaların bile modelleri bir üst dilime taşıyabileceğine dikkat çeken Yalçın, “Eğer bir araç zaten sınırdaysa, Euro’daki birkaç kuruşluk artış bile onu yüzde 150’lik dilime sokabiliyor. Bu da yüz binlerce lira fark demek” ifadelerini kullandı.
DONANIM VE AKSESUARLA FİYAT DENGESİ

Markalar, kur artışlarını doğrudan fiyatlara yansıtmak yerine farklı stratejiler uygulamaya başladı. Birçok otomobil markası son dönemde fiyatı sabit tutup, donanım veya aksesuar desteğiyle rekabet avantajı yakalamaya çalışıyor. Bu sayede hem vergi dilimi aşılmıyor hem de tüketici için cazip bir teklif sunulabiliyor.
Örneğin, bazı markalar araç fiyatını sabit tutarak geri görüş kamerası, dijital gösterge veya güvenlik paketi gibi ek donanımları ücretsiz hale getirdi. Bu yöntem, hem markanın fiyat artışı baskısını hafifletiyor hem de alıcıya psikolojik bir indirim etkisi yaratıyor.
KAMPANYALAR VE 0 FAİZLİ KREDİLER DÖNEMİ

Otomotiv sektöründe yılın son çeyreği, her zaman kampanyalarla dolu olurdu. Ancak bu yıl tablo daha temkinli. Yalçın, yerli üretim veya Avrupa menşeli modellerde cazip fırsatlar sunulurken, ithal ve yüksek vergi yüküne sahip araçlarda kampanyaların sınırlı kaldığını söylüyor.
Piyasada şu anda 10’un üzerinde marka 0 faizli kredi kampanyası yürütüyor. Bazı markalar fiyat indirimi yerine takas desteği veya uzun vadeli ödeme planı sunuyor. Uzmanlara göre yıl sonuna doğru stok baskısının artmasıyla birlikte kampanyaların da çeşitlenmesi bekleniyor.
Ancak dövizdeki hareketlilik ve olası yeni ÖTV güncellemeleri, bu fırsatların uzun sürmeyebileceği anlamına geliyor. Bu nedenle uzmanlar, “Otomobil almayı düşünenler için şu an doğru zaman olabilir” uyarısında bulunuyor.
FİYATLAR 2026’YA KADAR ARTABİLİR

Erol Şahin, kur artışlarının devam etmesi durumunda fiyatların 2026 yılına kadar kademeli olarak yükselebileceğini ifade ediyor. Şahin, “Eğer dövizde yukarı yönlü hareket sürerse ve yeni bir ÖTV güncellemesi yapılırsa, 2026’da araç fiyatları bugünkü seviyelerin çok üzerine çıkabilir” dedi.
Cardata Genel Müdürü Yalçın ise, “2025’in son çeyreğinde fiyatların yatay seyretmesini, 2026 itibarıyla kademeli artışların yeniden başlamasını bekliyoruz” açıklamasında bulundu. Ayrıca ekonomi yönetiminin fiyat dengesini korumak için matrah güncellemelerini gündemde tutabileceğini belirtti.





