Uzun bir süredir Adalet Bakanlığı koridorlarında çalışmaları yürütülen kanun maratonu nihayet noktalandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul çatısı altında hararetle görüşülen tasarı, milletvekillerinin onayından geçerek yasalaştı. "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması" adını taşıyan devasa metin, vakit kaybetmeksizin Cumhurbaşkanlığı makamına gönderilmişti. Beklenen imzanın atılmasıyla birlikte yeni kurallar, 31 Temmuz itibarıyla Resmi Gazete sayfalarındaki yerini aldı ve ülke genelinde uygulanmaya başladı. Gelişmelerin ardından gözler, infaz sistemi ve suç indirimlerine çevrildi. Peki, bu dev düzenleme günlük hayatı nasıl etkileyecek?
12. YARGI PAKETİ MADDELERİ VE İÇERİĞİ NELER?
Yeni düzenleme; icra ihaleleri, yargı mensuplarının eğitimi, noterlik evrakları ve idari yargı sınırları gibi çok geniş bir alanı tek kalemde değiştiriyor. Özellikle miras kalan gayrimenkullerin icradan satışına dair yepyeni bir sayfa açıldı. Artık hissedarlar dışındaki yabancı kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan taşınmazların açık artırmasında, ilk teklif süreci sadece mirasçıların kendi arasında yapılacak. Aile mallarının korunmasını hedefleyen bu özel kural, sadece bir defaya mahsus olmak üzere işletilecek.
Noterlik işlemlerine de tarihi bir şeffaflık geldi. Savcılıklar yahut yetkili mahkemeler, ihtiyaç duydukları noter defterlerini veya evraklarını elektronik ortamda anında inceleyebilecek. E-imza ile aktarılacak bu belgeler için vatandaşın cebinden harç, vergi veya değerli kağıt bedeli kesinlikle çıkmayacak.
Adalet Bakanlığı bünyesindeki hakim ve savcılar için ise çok net bir kırmızı çizgi çekildi. Hukuki mesleki bilgiyle bizzat çözülebilecek basit dosyaları bilirkişi raporuna havale eden yargı mensuplarına, tereddütsüz uyarma cezası kesilecek. Ayrıca Danıştay içerisindeki aktif daire sayısının ona düşürülme projesi, tam dört yıl ötelenerek 23 Temmuz 2030 tarihine ertelendi.
YENİ YARGI PAKETİ İLE HAGB ŞARTLARI DEĞİŞTİ Mİ?
Evet, Anayasa Mahkemesinin daha önce verdiği iptal kararı ışığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kuralları baştan aşağı yeniden yazıldı. İki yıl veya daha az bir süreyle hapis cezası alan sanıklar, mağdur tarafın zararını tamamen karşılamaları şartıyla bu hukuki haktan yararlanabilecek.
Hüküm giyen sanığa beş yıllık sıkı bir denetim süresi verilecek. İşin en kritik kısmı ise sicil şartı. Bu imkandan faydalanmak isteyen kişinin geçmiş dosyalarında kasıtlı bir suç kaydının bulunmaması gerekecek.
Gözler yıllardır kapalı olan istinaf kapısındaydı. Beklenen adım atıldı ve HAGB kararları için üst mahkemeye itiraz yolu resmen açıldı. Ancak işkence, eziyet veya emniyet güçleri ile kamu görevlilerinin kötü muamelesini kapsayan suçlarda bu esneklik kesinlikle uygulanmayacak.
DOLANDIRICILIK SUÇUNA İNDİRİM GELDİ Mİ?
Kanun metnindeki en dikkat çekici maddelerden birine göre, dolandırıcılık zincirine iştirak eden belirli bir gruba ceza indirimi fırsatı tanındı. Kendi banka hesabını, şahsi kredi kartını veya kripto para cüzdanı şifrelerini haksız menfaat uğruna dolandırıcılara kullandıran kişilerin cezaları yarı yarıya düşürülecek.
Söz konusu dev indirim, sadece suça araç temin eden ve zorunlu bilgileri paylaşan kişilerle sınırlı tutulacak. Yasadan hemen önce ceza almış ve dosyası hala istinaf aşamasında bekleyen sanıkların evrakları, vakit kaybedilmeden yerel mahkemelere geri gönderilecek.
Zararı henüz karşılamamış olanlar için de bir açık kapı bırakıldı. Mahkemenin resmi ihtarı sonrasında altı ay içerisinde mağdurun zararını kuruşu kuruşuna ödeyen hükümlüler, etkin pişmanlık yasasını kullanarak cezaevinden daha erken çıkma şansını yakalayabilecek.
MAHKEME DURUŞMALARI ARASINDAKİ SÜRE NE KADAR OLACAK?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu üzerinden yapılan köklü güncellemeyle birlikte, iki duruşma celsesi arasına en fazla 3 aylık bir süre konulabilecek. Yargılamanın yılan hikayesine dönmesini engellemek amacıyla atılan bu adım, mahkeme koridorlarındaki uzun bekleyişleri ciddi anlamda hızlandıracak.
Sadece çok zorunlu durumlarda inisiyatif hakime bırakıldı. Yurt dışı yazışmaları, istinabe yoluyla yapılan incelemeler veya bilirkişi raporunun ağır işlemesi gibi mecburi hallerde hakim, gerekçesini tutanağa yazarak bu süreyi uzatabilecek.
Öte yandan maddi tazminat davalarındaki faiz hesaplamalarına standart getirildi. İş kazası veya destekten yoksun kalma tazminatlarında, Merkez Bankasının bir önceki yıl ilan ettiği reeskont oranının yüzde 80'i kanuni faiz olarak dosyalara yansıtılacak. Böylece mağdur tarafın enflasyon karşısında ezilmesinin önüne geçilmiş olacak.





