Meclis onayından geçen torba kanun bünyesinde yer alan yirmi dördüncü madde sayesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) alacaklarını çok daha hızlı tahsil etme imkanına kavuştu. Kurum uzmanlarının paylaştığı verilere göre yeni sistem, icra daireleriyle uğraşmadan direkt olarak kişilerin gelirlerinden pay alınmasına olanak tanıyor. Üstelik bu yasal işlem için vatandaşın onayı ya da herhangi bir adli makamın izni kesinlikle aranmıyor.

Özellikle geçmiş yıllardan kalan genel sağlık sigortası (GSS) veya ödenmemiş prim borcu bulunan kişiler, yeni dönemde mahsuplaşma sistemiyle karşı karşıya kalacak. Bu durum sadece kendi adlarına ödeme alanları değil, vefat eden yakınları üzerinden yetim ya da dul aylığına hak kazananları da yakından ilgilendiriyor. Kurum uzmanı Karakaş, yeni dönemin işleyişini “Emekli maaşlarından otomatik kesinti yoluna gidilecek” sözleriyle özetledi.

EMEKLİ MAAŞINDAN YÜZDE KAÇ KESİNTİ YAPILACAK?

Kurumun güncel usul ve esaslarına göre, borçlu vatandaşların gelirlerinden şimdilik yüzde 10 oranında bir pay alınacak. İlgili yasa metni, yetkililere bu oranı yüzde 25 seviyesine kadar çıkarma yetkisi verse de, mevcut durumda daha düşük olan tarife uygulanıyor.

Özellikle birden çok kalemden borcu olan kişiler için tahsilat rastgele bir yöntemle yürümüyor. Kurum, zaman aşımı sürelerini göz önünde bulundurarak en eski tarihli evraktan başlayarak kademeli bir düşüş gerçekleştiriyor.

Uygulanacak öncelik sıralaması ise oldukça net kurallara bağlandı. Tahsilat işlemi ilk olarak GSS prim borçlarından başlıyor. Ardından sırasıyla isteğe bağlı sigorta, topluluk sigortası ve tarım (Ek-5 ile Ek-6) borçları sisteme dahil ediliyor. Bu kalemlerin bitmesinin ardından Bağ-Kur borçlarına geçilirken, son sırada ise 4/1-C (Emekli Sandığı) kapsamındaki borçlanmalar ile intibak farkları yer alıyor.

ÇİFTE MAAŞ ALANLARDA KESİNTİ NASIL UYGULANACAK?

Hem kendi çalışmalarından dolayı gelir elde eden hem de vefat etmiş eşi üzerinden ödeme alan kişiler için şahsilik ilkesi devreye giriyor. Çifte ödeme alan vatandaşların mağdur olmaması adına, tahsil edilecek meblağın asıl kaynağına bakılarak hareket ediliyor.

Eğer tahsil edilmesi gereken tutar vefat eden eşin geçmişine aitse, kurum sadece o kişiden bağlanan dul aylığı üzerinden işlem yapıyor. Borcu olmayan sağ eşin kendi çalışmasıyla hak ettiği asıl gelirine kesinlikle dokunulmuyor. Benzer bir koruma kalkanı, anne ve babasından dolayı iki ayrı dosya üzerinden ödeme alan yetimler için de aynı kurallarla işletiliyor.

KİMLERİN MAAŞINDAN KESİNTİ YAPILMAYACAK?

Yeni düzenleme herkesi kapsamıyor; kanun koyucu bazı özel grupları tahsilat sürecinden tamamen muaf tuttu. Başarılarıyla öne çıkan sporcular ile devlet sporcusu unvanı taşıyanlara bağlanan ödemelerden hiçbir şekilde pay alınmayacak.

Bunun yanı sıra Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamındaki ödemeler de güvence altında bulunuyor. Hazine tarafından karşılanan şeref aylıkları da yine aynı şekilde tahsilat dışı bırakılan istisnai gruplar arasında yerini aldı.

Tüm bu sürece rağmen yanlış hesaplama sonucu haksız bir kesintiye uğradığını düşünen vatandaşların itiraz hakkı saklı tutuluyor. Hatalı işlem tespit edildiğinde kurum tahsil ettiği parayı iade etmek zorunda kalıyor. Mağduriyet yaşayan kişiler, dosyalarının bulunduğu ilgili SGK birimlerine doğrudan başvurarak düzeltme talep edebiliyor. İdari yollardan sonuç alamayan hak sahiplerinin önünde ise son çare olarak adli makamlara başvurma imkanı bulunuyor.

Muhabir: Haber Merkezi