Prim Gelirleri 2 Trilyon TL'yi Aştı
2026 yılı başında yürürlüğe giren düzenlemelerin ardından SGK'nın prim gelirlerinde önemli artış yaşandı.
Geçen yılın ocak-mayıs döneminde 1 trilyon 475,6 milyar lira olan prim gelirleri, bu yılın aynı döneminde yüzde 41,2 artışla 2 trilyon 83,7 milyar liraya yükseldi.
Mayıs ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 32,6 seviyesinde gerçekleştiği dikkate alındığında, prim gelirlerinde reel bazda da artış yaşandığı görüldü.

Prim Oranları Artırıldı
Yıl başında yapılan düzenlemeyle birlikte çalışanlardan kesilen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi yüzde 20'den yüzde 21'e yükseltildi.
Ayrıca prime esas kazanç üst sınırı da asgari ücretin 7,5 katından 9 katına çıkarıldı. Böylece yüksek gelir grubundaki çalışanlardan daha fazla prim tahsil edilmeye başlandı.
Bunun yanında askerlik ve çeşitli hizmet borçlanmalarında uygulanan prim oranı da yüzde 32'den yüzde 45'e yükseltildi.
Devlet Katkısı Sona Eriyor
2008 yılından bu yana uygulanan ve SGK'nın topladığı primlerin dörtte biri oranında yapılan devlet katkısı uygulaması, 1 Ağustos 2026 itibarıyla sona erecek.
İlk beş aylık dönemde devlet katkısı geçen yılın aynı dönemine göre gerileyerek 335,2 milyar liradan 238,4 milyar liraya düştü.
Bütçeden Yapılan Destek Devam Edecek
Devlet katkısının sona erecek olmasına rağmen SGK'ya bütçeden yapılan kaynak aktarımı sürmeye devam edecek.
2025 yılının ilk beş ayında bütçeden SGK'ya 818,3 milyar lira aktarılırken, bu yıl aynı dönemde bu tutar 820,1 milyar lira olarak gerçekleşti.
Uzmanlara göre devlet katkısının kaldırılmasıyla birlikte SGK'nın mali açığı kağıt üzerinde daha yüksek görünecek. Ancak devletin bütçeden SGK'ya sağlayacağı toplam finansman desteğinde önemli bir değişiklik olmayacak.
SGK Açığı Daha Yüksek Görünecek
Devlet katkısının sona ermesiyle birlikte SGK'nın açık finansmanı tamamen bütçe transferleriyle karşılanacak.
Bu nedenle kurumun mali tablolarında açık rakamlarının yükselmesi beklenirken, uzmanlar bunun devletin SGK'ya sağladığı toplam finansman miktarında bir artış anlamına gelmediğini, yalnızca muhasebe yönteminde değişiklikten kaynaklandığını belirtiyor.





