Yozgat Hakimiyet Gazetesi olarak geçtiğimiz günlerde sokağın nabzını tutmak ve vatandaşların müzik tercihlerini öğrenmek için mikrofonumuzu Yozgatlılara uzattık. “Dünyaya tek bir şarkı dinletmek isteseydiniz, hangi şarkıyı seçerdiniz?” sorusuna birbirinden farklı yanıtlar gelirken, verilen cevaplar aslında müziğin insan zihnindeki güçlü yerini bir kez daha ortaya koydu.
Kimi için bir şarkı çocukluğunu, kimi için bir aşkı, kimi için ise hayatının önemli bir dönemini hatırlatıyor. Bazı melodiler ise yalnızca dinlenip geçmiyor; saatlerce, hatta gün boyunca zihnimizde dönmeye devam ediyor.
Bilim dünyasında “kulak kurdu” olarak adlandırılan bu durumun bilimsel karşılığı ise “istemsiz müzikal imgeleme” olarak tanımlanıyor. Araştırmalar, bunun son derece yaygın bir bilişsel deneyim olduğunu gösteriyor. 12 binden fazla kişiyle yapılan çalışmada katılımcıların yüzde 89,2’si bu durumu en az haftada bir yaşadığını bildirdi.

NEDEN BAZI ŞARKILAR ZİHNİMİZE TAKILIYOR?

Araştırmalara göre bir melodinin zihne takılmasında şarkıya aşinalık, yakın zamanda dinlenmiş olması, tekrar tekrar duyulması ve insanın o şarkıya eşlik etme isteği gibi etkenler rol oynuyor.
Deneysel çalışmalar, daha önce defalarca duyulan şarkıların daha sonra zihinde yeniden canlanabildiğini ve çalışma belleğini de etkileyebildiğini gösteriyor. Özellikle akılda kalıcı ve insanı eşlik etmeye iten parçaların, görev sırasında zihinsel kaynakları daha fazla meşgul edebildiği belirtiliyor.
İşte Yozgat sokaklarında sorduğumuz “Dünyaya hangi şarkıyı dinletirdiniz?” sorusu da bu noktada farklı bir anlam kazanıyor. Vatandaşların seçtiği şarkılar yalnızca birer müzik tercihi değil; hafızayla, duygularla ve kişisel deneyimlerle bağlantılı melodiler olarak karşımıza çıkıyor.

ŞARKIYI YALNIZCA KULAKLARIMIZLA MI DİNLİYORUZ?

Bilim insanlarının yaptığı beyin görüntüleme çalışmalarında, gerçek bir müziği dinlemek ile daha önce bilinen bir melodiyi zihinde canlandırmak sırasında bazı ortak işitsel beyin bölgelerinin etkinleştiği görüldü. Yani ortada gerçek bir ses olmasa bile beynimiz, tanıdık bir melodiyi zihinsel olarak yeniden kurabiliyor.
Bu nedenle sessiz bir ortamda otururken, ders çalışırken, araba kullanırken ya da işe odaklanmaya çalışırken bir anda zihnimizde bir şarkının çalmaya başlaması olağan bir bilişsel deneyim olarak değerlendiriliyor.
Üstelik konu sadece “şarkının akılda kalması” da değil. Araştırmalar, istemsiz müzikal imgelemenin çalışma belleğiyle bağlantısını da ortaya koyuyor. Bir başka ifadeyle zihnimizde sürekli dönen melodi, bazı durumlarda yapmakta olduğumuz işe ayırabileceğimiz bilişsel kaynakların bir bölümünü kullanabiliyor.
Sokağın Müzik Tercihi, Beynin “Kulak Kurdu” Gerçeğini Gündeme Taşıdı (3)Jpg

PEKİ KAFAYA TAKILAN ŞARKI NASIL SUSTURULUR?

Bilim insanlarının üzerinde çalıştığı ilginç yöntemlerden biri ise sakız çiğnemek.
2015 yılında yapılan üç deneyde, sakız çiğnemenin istemsiz şekilde zihinde tekrar eden müzikal düşünceleri azalttığı görüldü. Araştırmacılar, bunun müziği zihinde yeniden üretirken devreye giren konuşma ve motor süreçleriyle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.
Araştırmanın üniversite tarafından yapılan duyurusunda da sakız çiğneyen katılımcıların şarkıyı daha az düşündüğü ve zihninde daha az “duyduğu” aktarılıyor. Ancak uzmanların bulgusu, sakızın her durumda kesin çözüm olduğu anlamına gelmiyor; yalnızca deneysel olarak belirli bir azalma gösterilmiş durumda.
Sokağın Müzik Tercihi, Beynin “Kulak Kurdu” Gerçeğini Gündeme Taşıdı (1)Jpg

YOZGAT’IN ŞARKILARI NEDEN AKILDA KALIYOR?

Yozgat’ta mikrofon uzattığımız vatandaşların verdiği cevaplara bakıldığında ise her şarkının arkasında başka bir hikâye olduğu görülüyor. Birinin seçtiği parça memleket duygusunu, diğerinin tercihi gençlik yıllarını, bir başkasının cevabı ise sevdiği insanları ve geçmişte yaşadığı anıları çağrıştırabiliyor.
Belki de bu yüzden bazı şarkılar yalnızca kulağımıza değil, hafızamıza da yerleşiyor.

Muhabir: İhsan ÇELİKKAYA