TÜİK verilerinden derlenen çarpıcı rakamlar, bazı lisans bölümlerinden mezun olan gençlerin iş bulabilmek için neredeyse iki yıla yakın süre beklemek zorunda kaldığını gözler önüne seriyor.
Hukuk ve Maliye Mezunları Bekleme Odasında
Diyelim ki yıllarca gece gündüz demeden test çözdünüz, puanı kaptınız ve o popüler amfilere yerleştiniz. Peki ya sonrası? Yılların getirdiği yorgunluğun üzerine bir de staj ve kadro mücadelesi biniyor. Hukuk fakültesini bitiren bir genç avukatlık stajını tamamlayıp cübbe giymek istediğinde ortalama 21,9 aylık zorlu bir maratonla karşılaşıyor. Maliye veya kamu yönetimi diploması cebinde gezenler için de tablo pek iç açıcı değil; 20 ayı aşan iş arama süreleri, gençlerin omuzlarındaki umut yükünü her geçen gün biraz daha ağırlaştırıyor.

Medya ve Sosyal Bilimlerde Çıkmaz Sokak
Sadece sayısal veya idari bilimler değil, insan hikayelerinin peşinden koşan gazetecilik veya toplumu anlamaya çalışan sosyoloji gibi alanlar da büyük bir dar boğazdan geçiyor. Medyadaki dijital dönüşüm ve küçülmeler yüzünden kendi alanında iş bulabilenlerin oranı yüzde 20'lere kadar gerilerken, sosyoloji mezunları da 19 ayı bulan bir belirsizlik döngüsüne hapsoluyor. Gençlerin hayalleriyle diplomalarındaki unvanlar arasında açılan bu derin makas, ailelerin de huzurunu kaçırıyor.
29 Temmuz'da Başlayacak Maratona Dikkat
Peki bu kadar emek nerede hataya uğruyor? Uzmanlar, sadece taban puanlara bakarak ya da "nasıl olsa bir şekilde iş bulurum" diyerek rastgele liste yapmamanın hayati önem taşıdığını vurguluyor. 29 Temmuz - 10 Ağustos 2026 tarihleri arasında ÖSYM sisteminden yapılacak tercihler, gençlerin önümüzdeki kırk yıllık kaderini çizecek. Adayların sadece bugünün popüler mesleklerine değil, sektörün yarın ne vadettiğine de bakarak adım atması gerekiyor.





