Güney Amerika ülkesi Venezuela peş peşe gelen iki büyük depremle sarsıldı. Ağır yıkım yaratan felaketin ardından fay sistemlerinin hareket tarzı yerbilimcilerin merceğine girdi. Katıldığı bir televizyon yayınında süreci değerlendiren Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki tektonik hareketlerin Türkiye'nin yakın geçmişinde iz bırakan 1999 ve 6 Şubat kırılmalarını andırdığını açıkladı.
BİR FAY DİĞERİNİ HAREKETE GEÇİRDİ
Bölgedeki yer hareketlerini Karayip Denizi ile Güney Amerika kıtası arasındaki uzun hatların çarpışmasına bağlayan yerbilimci, ilk kırılmanın hemen ikincisini doğurduğunu söyledi.
Üşümezsoy, faylar arasındaki bu zincirleme etkiyi şu sözlerle anlattı:
“Bu depremi anlamak için 1999 depremlerini düşünmemiz gerekiyor. Düzce'den sonra 7,5'lik 17 Ağustos depremi yaşandı bizde. 6 Şubat depremlerinde de 3-4 tane birbiri ardına depremler olmuştu.”
DÜZ BİR ÇİZGİDE İLERLEYEN LEVHALAR
Venezuela kıyılarında bulunan fay hattı uzun ve doğrusal bir yapıya sahip. Hat boyunca biriken baskı zamanla devasa kırılmalara dönüşüyor. Bölgedeki sismik hareketliliği değerlendiren Üşümezsoy şu ifadelere yer verdi:
“Neden oluyor bu? Arap plakası Anadolu ile çarpıştığı için 6 Şubat depremi olmuştu. Burada neden olduğu ise burası Venezuela kıyısı… Dümdüz bir cetvel gibi şerit boyunca güney Amerika batıya doğru hareket ediyor. Karayip Denizi de Atlantik Denizi'ne doğru hareket ediyor.”
KUZEY ANADOLU FAYI İLE ORTAK RİSKLER
Uzun süre direnç gösteren sağlam faylar nihayetinde dayanamayarak peş peşe patlıyor. Üşümezsoy ardışık şokların mekanizmasını açıklarken, “Sağlam faylar uzun süre direnç gösterebiliyor. Burada stres birikiyor birikiyor ve patlıyor. Kuvvetli bir pay önce 7,2 deprem oluyor. Onun hareketi sonucu da 7,5 şiddetinde deprem oluyor.” dedi.
Türkiye'deki yerkabuğu yapısına değinen uzman, Erzincan'dan Tokat'a kadar uzanan Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın geçmişte benzer kırılmalar yaşadığını hatırlattı. Uzun fay sistemlerinin doğasında zincirleme deprem riskinin her zaman bilinen bir bilimsel gerçek olduğunu söyledi.



