19. yüzyılın büyük ustalarından Mehmet Said Fenni Efendi'nin adını taşıyan Hüsn-i Hat ve Yazma Eserler Müzesi, barındırdığı yaklaşık 350 nadide eserle hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktası haline geldi. Şubat 2026'da hizmete açılan müze, on parmağında on marifet olan ve geleneğimizde "hezarfen" (çok yönlü) olarak anılan bu usta şair, hattat ve hakkakın (mühür kazıyıcısı) mirasını yaşatıyor.

Tilki Bıyığı ve Arı İğnesiyle İcra Edilen "Gubari" Sanatı
Müzenin en çok hayret uyandıran eserleri, mikro yazı sanatı olarak bilinen "Gubari" tekniğiyle pirinç taneleri üzerine işlenmiş yazılar. Klasik hat sanatında alışık olduğumuz kamış kalem ve aherli kağıdın yerini, bu alanda akılalmaz derecede ince malzemeler alıyor. Aynı zamanda bir Gubari hattatı olan Mehmet Said Fenni Efendi'nin eserlerinde de görülebileceği gibi, bu yazılar tilki bıyığı, kedi bıyığı ve arı iğnesi gibi doğanın sunduğu en ince uçlar kullanılarak pirince işleniyor.
Kalem Yongalarının (Bürade-i Kalem) Hüzünlü Sırrı
Müzede dikkat çeken bir diğer detay ise kavanozlar içinde biriktirilen kalem yongaları. "Bürade-i kalem" adı verilen bu yongalar, kaleme duyulan saygı ve israftan kaçınma hassasiyetiyle asla çöpe atılmıyor. İki amaçla biriktirilen bu parçalar, ya yakılarak yeni yazılar için is mürekkebine dönüştürülüyor ya da hattat vefat ettiğinde cenazesinin yıkanacağı suyu ısıtan ateşe atılarak ustasıyla birlikte son görevini yerine getiriyor.

Kültür Turizmine Can Suyu
Sadece belli bir kesime değil, tüm millete hitap eden bu milli sanat merkezi; yaz tatili boyunca gurbetçilerden tur kafilelerine ve karavan gezginlerine kadar yoğun bir ziyaretçi akınına uğradı. Pazartesi günleri hariç haftanın her günü 10.00 - 17.00 saatleri arasında açık olan müze, Yozgat'ın kültür turizmine büyük bir canlılık katmaya devam ediyor.

