Sokakta yürürken yüzünüze çarpan o kuru soğuk, nefes almayı bile zorlaştırıyor. Esnaf, dükkanının kapısını sıkıca kapatıp sobanın başında müşteri beklerken, çocuklar kar topu oynamak için bile dışarı çıkarken iki kez düşünüyor. Bu dondurucu memlekette herkesin aklında tek bir soru var: Bu keskin ayazdan biraz olsun korunacak bir liman yok mu?

Yerköy Vadisinde Yumuşak Bir Mola

Yozgat haritasına bakıldığında, rakımın aniden düştüğü ve Delice Irmağı'nın hayat verdiği Yerköy ilçesi, işte tam da bu sığınılacak liman rolünü üstleniyor. Etrafını saran yüksek tepelerin soğuk rüzgarları kesmesiyle Yerköy, komşu ilçelerine göre adeta bir vaha gibi kalıyor. Yozgat merkezde termometreler eksi derecelerde donarken, Yerköy'de hava sıcaklığı her zaman birkaç derece daha insaflı seyrediyor.

Cüzdanları Rahatlatan İklim

Bir Yerköylüye kışın nasıl geçtiğini sorduğunuzda, alacağınız cevap genellikle şükür dolu oluyor. Çünkü o birkaç derecelik fark, ay sonunda gelen faturalara doğrudan yansıyor. Çevre ilçelerde tonlarca kömür yakılırken, Yerköy'deki evler çok daha az enerjiyle ısınıyor. İnsanlar, geceleri sobanın altını harlamak için uykularından feragat etmek zorunda kalmıyor. Aile bütçesine kalan bu para, esnafın yüzünü güldüren ekstra bir alışverişe dönüşüyor.

Bozkırın Ortasında Kış Çayı Keyfi

Havanın biraz daha kırık olması, Yerköy'de sosyal hayatın tamamen sıfırlanmasını da engelliyor. Kar yağdığında bile hemen buza çekmeyen sokaklar, günlük işlerin aksamadan yürümesini sağlıyor. Pazarcılar tezgahlarını daha rahat açıyor, yaşlılar cami çıkışında ayaküstü sohbet etmek için o dondurucu Yozgat ayazından kaçmak zorunda kalmıyor. Kısacası Yerköy, İç Anadolu'nun o sert kurallarına kendi coğrafyasıyla sessizce meydan okuyor.

Kaynak: Haber Merkezi