Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliklerin tetiklediği küresel enerji krizi, Türkiye’deki akaryakıt tabelalarını da doğrudan hareketlendirdi. Son bir hafta içinde benzinin litresine 2 lira 69 kuruş, motorine ise 3 lira 12 kuruş zam yapılması kaçınılmaz oldu. Ancak Yozgat’ta tarlasını sürmek için traktörüne yakıt alan çiftçiyi ve şehirlerarası taşımacılık yapan şoförleri bir nebze olsun rahatlatan bir mekanizma uygulandı. Eşel mobil adı verilen bu formül sayesinde, yaşanan maliyet artışının neredeyse yarısı Özel Tüketim Vergisi'nden düşülerek vatandaşa yansıtılmadı. Eğer bu sübvansiyon olmasaydı, Yozgat sokaklarındaki nakliye maliyetleri çok daha erken fırlayacaktı.

Günlük 240 Milyon Liralık Büyük Sübvansiyon
Sistemin vatandaşa sağladığı katkı somut örneklerle kendini gösteriyor. Diyelim ki istasyona gittiniz ve aracınızın 50 litrelik deposunu tamamen doldurmak istiyorsunuz. Motorin kullanan bir araçta bu sistem sayesinde tam 156 liralık ek bir maliyetten kurtulmuş oluyorsunuz. Benzinli araç sahipleri için ise depo başına sağlanan avantaj 135 lirayı buluyor. Türkiye genelinde araçların her gün yaktığı toplam yakıt miktarı düşünüldüğünde, bu vergi feragatinin halka günlük yansıması tam 240 milyon lira gibi devasa bir bütçeye denk geliyor. Bu da esnafın en azından bu haftayı biraz daha az zararla kapatmasını sağladı.
• Hükümetin aldığı koruma adımı için son aşamaya gelindi.
• Yeni yasal karara göre, temmuz ayının sonuna kadar maliyet artışlarının %50’si vergi yoluyla karşılanacak.
• 1 Ağustos’tan itibaren bu oran %25’e düşürülecek.
• 1 Ekim 2026’da bu mekanizma tamamen kaldırılacak.
Sürücüleri bekleyen bir diğer kritik detay ise şu: Eğer piyasalarda işler yoluna girer ve rafineri çıkış fiyatları düşerse, bu indirim vatandaşa ucuz yakıt olarak dönmeyecek; devlet indirim tutarı kadar ÖTV artışı yapacak.


