Aile yapısının içten içe çürüdüğünü söyleyen Koçer, gençlerde terbiye büyüklerde merhametin bittiğini ifade etti. Aile yapısının yeniden öğrenilmesi için iş birliği yapılması gerektiğini de ayrıca vurguladı.
Edep ve Terbiye Sınırı Kalmadı
Manevi boşluğun büyük olduğunu ifade eden: "Bugün burada, siyasi bir söylemden öte, bir kardeşiniz, bir evladınız ve bu toplumun bir ferdi olarak, yüreğimizi sızlatan toplumsal bir yaraya parmak basmak için huzurlarınızdayım. Ne yazık ki, bizi biz yapan değerlerin hızla avuçlarımızın arasından kayıp gittiği bir döneme şahitlik ediyoruz. Sokaklarımızda, mahallelerimizde ve en acısı evlerimizin içinde derin bir manevi boşluğun izlerini görüyoruz. Geleceğimizin teminatı dediğimiz gençlerimiz arasında edep ve terbiye sınırlarının aşındığını, manevi değerlerimize karşı bir ilgisizliğin baş gösterdiğini üzülerek müşahede etmekteyiz. Ancak bu tablonun tek sorumlusu gençlerimiz değildir. Onlara yol gösterecek, merhametiyle saracak büyüklerimizde de o eski vicdan ve acıma duygusunun zayıfladığını görmek bizleri derinden yaralamaktadır. Şefkatin yerini sertliğe, anlayışın yerini tahammülsüzlüğe bıraktığı bir toplum yapısı, köksüz bir ağaç gibi devrilmeye mahkumdur." dedi.
Anne ve Babaları Uyardı
Toplum olarak çok büyük bir sınav verdiğimizi ifade eden Koçer: "Toplumun en küçük ama en güçlü birimi olan aile yapımız, bugün tarihinin en büyük sınavını vermektedir. Aile içi bağlarımız neredeyse kopma noktasına gelmiş; aynı çatının altında birbirine yabancı, dertleriyle dertlenmeyen bireyler haline dönüşmüş durumdayız. Unutulmamalıdır ki; aile bağı koptuğunda, toplumun dayanışma ruhu da yok olur. Şunu açıkça ifade etmek isterim: Ahlakın sükut ettiği, merhametin kuruduğu ve bağların koptuğu bir toplumda, başımıza gelecek her türlü musibet birer ilahi ikaz niteliğindedir. Bizler kendimizi düzeltmez, özümüze dönmezsek, Allah katından gelecek bir felaketin bizi uyandırmasını mı bekleyeceğiz? Bu gidişatın sonu karanlıktır. Sorgun halkını, tüm anne ve babaları bir kez daha düşünmeye davet ediyorum: Gelin, çok geç olmadan evlatlarımıza terbiyeyi, büyüklerimize vefasızlık yerine merhameti, ailemize ise sadakati yeniden öğretelim. Bizim bizden başka sığınacak kalemiz, birbirimizden başka tutunacak dalımız yoktur." dedi.




