Adıgözel, yaptığı yazılı basın açıklamasında, yirmi yılı aşkın süredir devam eden siyasi iradeyi eleştirerek, bu anlayışın muhalefeti dekor, halkın itirazlarını ise gürültü olarak gördüğünü iddia etti.
"İç Kale" Söylemi Siyasi İflasın Çığlığı
Adıgözel, "Şimdi küresel ve bölgesel kartlar yeniden karılırken 'iç kaleyi güçlendirelim' nakaratına sarılıyor. Ancak bu söylem, vatanperver bir kaygıdan ziyade, altından kayıp giden koltuğu tutma telaşının, yani bir siyasi iflasın çığlığıdır" ifadelerini kullandı.
Bugün "safları sıklaştıralım" diyenlerin, dün kendinden olmayanları "terörle" veya "ihanetle" itham edenler olduğunu savunan Adıgözel, bölgesel tehditleri bahane ederek muhalefete uzatılan elin, zayıflayan meşruiyeti güçlendirme çabası olduğunu öne sürdü.

Ekonomik Enkaz ve Sosyal Yardıma Muhtaçlık
Açıklamasında ekonomik gidişata da değinen Adıgözel, "Bugünün iktidarı, halkını bayat ekmeğe muhtaç etti. Bu ülkede dört milyon aile, sosyal yardımlarla hayatta kalıyor" dedi.
Adıgözel, "Emeklinin bayram ikramiyesini 4.000 TL'de tutması, iktidarın emekliyi önemsemediği anlamına gelmekte" şeklinde konuştu.
Ayrıca, imtiyazlı vatandaşların trafik cezalarından muaf tutulmasının kanunlaştırılmasını eleştirerek, bunun toplumsal huzursuzluğu körüklediğini savundu.
Sokağın Gerçeği Değişmeyecek
Adıgözel, "Seçmen, saray pencerelerinden bakıldığında görünmeyen o derin yoksulluğun failini bilmektedir. İktidarın 'enflasyon düşüyor' masalları, boş tencerenin sesini bastırmaya yetmemekte" değerlendirmesinde bulundu.
Son olarak, sandıkta bir hesaplaşma olacağını belirten Adıgözel, "Ne 'iç kale' söylemleri ne de suni gündemler, sokağın gerçeğini değiştirmeye yetmeyecek. Muhalefeti yok sayan, halkın feryadına kulak tıkayan iktidar için yolun sonu görünmüştür" ifadelerini kullandı.
Adıgözel, güvenin bir kez zedelendiğinde hiçbir siyasi söylemin bunu gizleyemeyeceğini de sözlerine ekledi.




