Yozgat il genelinde son günlerde yaşanan su kesintileri, birçok kişi için günlük hayatın seyrini değiştirmiş durumda. Yakın bir tarihe kadar musluğu açtığında suyun akacağından emin olan vatandaşlar, maalesef ki bugünlerde tedirginlikle belediyeden açıklama bekliyor.
Bu duruma dikkat çeken isimlerden biri de Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Temel oldu. Temel, yaşanan sıkıntının yalnızca teknik bir aksaklık ya da mevsimsel bir durum olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Suya dair bu kırılganlığın, uzun süredir göz ardı edilen daha büyük bir sorunun işareti olduğunu belirten Temel, Yozgat özelinden yola çıkarak toplumsal ölçekte bir farkındalık çağrısı yaptı.

Su, Sınırsız Bir Kaynak Değil
Prof. Dr. Hamdi Temel’e göre Yozgat’ta yaşananlar, suyun ne kadar hayati ve sınırlı bir kaynak olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Günlük yaşamda fark edilmeden tüketilen suyun, artık stratejik bir değere dönüştüğünü ifade eden Temel, bu gerçeğin sadece bugün için değil, gelecek yıllar açısından da belirleyici olacağını dile getirdi.
‘Suyun Sesini Duydum’ adlı kitabında bu konuya geniş çaplı bir şekilde yer verdiğini aktaran Temel, suyun yalnızca içme ve temizlik ihtiyacını karşılayan bir unsur olmadığını belirtti. Su; sağlıktan tarıma, üretimden sosyal huzura kadar pek çok alanın temelini oluşturuyor. Bu nedenle yaşanan her kesinti, zincirleme etkiler yaratma potansiyeli taşıyor. Temel’e göre bugün Yozgat’ta hissedilen bu eksiklik, aslında uzun süredir kapıda bekleyen bir uyarı niteliğinde.
![]()
Sorunun Kaynağı: İklim, Nüfus ve Bilinçsiz Tüketim
Yozgat Merkez’deki su sıkıntısının tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirten Prof. Dr. Temel, iklim değişikliği, artan nüfus, yeraltı sularının kontrolsüz kullanımı ve bilinçsiz tüketimin bu tablonun başlıca nedenleri arasında yer aldığını ifade etti.
Bu noktada belediyelere, Devlet Su İşleri’ne ve ilgili kurumlara önemli sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Temel; altyapının yenilenmesi, su kayıplarının azaltılması, baraj ve yeraltı su kaynaklarının etkin yönetimi ile alternatif su çözümlerinin hayata geçirilmesinin kamu açısından kaçınılmaz olduğunu belirtti. Ancak Temel’e göre bu adımlar, tek başına yeterli değil.

Bireysel Sorumluluk Olmadan Çözüm Mümkün Değil
Prof. Dr. Hamdi Temel, yapısal önlemlerin yanında bireysel bilincin ve toplumsal duyarlılığın belirleyici rol oynadığını ifade etti. Su krizlerinin yalnızca kurumların sorunu olmadığını vurgulayan Temel, her bireyin günlük hayatta alacağı küçük önlemlerin toplamda büyük bir fark yaratabileceğini söyledi.
Bu kapsamda dikkat çekilen bazı basit ama etkili adımlar şöyle sıralandı:
• Musluğun gereksiz yere açık bırakılmaması
• Diş fırçalarken ve tıraş olurken suyun kapatılması
• Duş sürelerinin kısaltılması
• Çamaşır ve bulaşık makinelerinin tam dolu çalıştırılması
• Bahçe sulamalarında doğru saatlerin tercih edilmesi
• Yağmur suyunun değerlendirilmesi
• Araç yıkarken hortum yerine kova kullanılması
Temel, yalnızca suyun miktarına değil, kalitesine de özen gösterilmesi gerektiğini, kirletici davranışlardan uzak durmanın en az tasarruf kadar önemli olduğunu dile getirdi.
Sessiz Uyarı, Güçlü Bir Mesaj
Yozgat’ta yaşanan su sıkıntısının geleceğe dair ciddi riskler barındırdığını ifade eden Prof. Dr. Hamdi Temel, bu sürecin tarımsal üretimde düşüşe, gıda fiyatlarında artışa ve halk sağlığını etkileyen sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Tüm bunların, sosyal sorunları da beraberinde getirme ihtimali taşıdığına dikkat çekti.
‘Suyun israfı sadece bugünü değil, yarınımızı da etkiler’ diyen Temel, kontrolsüz su stoklamanın ya da gelişi güzel oluşturulan depoların sorunu çözmek yerine daha da büyütebileceğini vurguladı. Yozgat’ta hissedilen bu sessiz uyarının, kurumlar ve bireyler için güçlü bir farkındalık çağrısı olduğunu belirten Temel, suyu tasarruflu kullanmanın bir tercih değil, ertelenemez bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.


