Türkiye genelinde çalışma hayatını sürdüren milyonlarca vatandaşın en büyük beklentisi emeklilik günlerine güvenle ulaşmak. EYT yasasının yürürlüğe girmesiyle birlikte geniş bir kesim emeklilik hakkına kavuşurken, 8 Eylül 1999 sonrasında çalışma hayatına adım atanlar için farklı arayışlar ortaya çıktı. Özellikle 1999 ile 2008 yılları arasında sosyal güvenlik sistemine dahil olan sigortalılar, yaş ve prim gün sayısında esneklik sağlayacak yasal bir adım bekliyor. Gündemi meşgul eden kademeli emeklilik tartışmaları sürerken, mevcut mevzuattaki erken emeklilik yolları da vatandaşların yakın takibinde bulunuyor.

2000 SONRASI SİGORTALILAR İÇİN YENİ BİR ÇALIŞMA VAR MI?

EYT kapsamına dahil olamayan ve 2000 yılı sonrasında sigorta başlangıcı bulunan çalışanlar, emeklilik yaşının daha erkene çekilmesi yönündeki taleplerini sıklıkla dile getiriyor. Mevcut durumda 58 ile 60 yaş sınırına tabi olan bu grup, daha esnek bir emeklilik modelinin kurulmasını istiyor. Ancak şu an itibarıyla resmi makamlar tarafından yürütülen yeni bir yasal düzenleme bulunmuyor. İlerleyen süreçte atılabilecek resmi adımlar kamuoyu tarafından yakından izleniyor.

BAKANLIK EMEKLİLİK SİSTEMİ İÇİN NE DİYOR?

Kademeli emeklilik iddialarının kamuoyunda yoğunlaşması üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan beklentilere dair durumu aydınlattı. Mevcut işleyişin süreceğine işaret eden Bakan Işıkhan, "Emeklilik sisteminde bir değişiklik planlamıyoruz. Emekli olabilmek için gereken prim ve yıl şartlar devam edecek." ifadelerini kullandı.

KADEMELİ EMEKLİLİK SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?

Çalışma hayatının en çok konuşulan konularından biri olan kademeli emeklilik, temel olarak çalışanların belli bir yaş sınırına ve prim gününe ulaştıklarında sistemden kısmi olarak emekli olabilmelerini sağlayan yapıyı ifade ediyor. Sigorta türü, ilk işe giriş tarihi ve toplam ödenen prim miktarı bu sürecin belirleyici unsurları arasında bulunuyor. Sistem, belirli tarih aralıklarında çalışma hayatına giren vatandaşlar için farklı şartlar sunmaya devam ediyor.

ERKEN EMEKLİLİK HAKKINDAN KİMLER YARARLANABİLİYOR?

Normal yaş sınırını beklemeden iş hayatını noktalama imkanı, yasaların belirlediği bazı istisnai durumlarda mümkün oluyor. İlk sırada, 8 Eylül 1999 öncesi sisteme giren EYT'liler yer alıyor. Kadın çalışanlar 20 yıllık sigortalılık süresi ve 5.000 gün primle, erkek çalışanlar ise 25 yıl sigorta süresi ve 5.975 gün primle yaş şartı aranmaksızın emeklilik hakkı kazanabiliyor.

Engelli vatandaşlar için de sağlık kurulu raporlarındaki oranlara göre erken emeklilik yolu açık tutuluyor. Yüzde 60 ve üzerinde engeli bulunanlar 15 yıl sigortalılık ve 3.960 gün primle, yüzde 50-59 arasındakiler 16 yıl ve 4.320 gün primle, yüzde 40-49 bandında olanlar ise 18 yıl ve 4.680 gün prim şartıyla emekli maaşına kavuşabiliyor.

AĞIR İŞÇİLİK, MALULLÜK VE BORÇLANMA FIRSATLARI

Maden işçileri, basın mensupları ve askeri personel gibi zorlu koşullarda görev yapan meslek grupları, fiili hizmet süresi zammı sayesinde emeklilik tarihini öne çekebiliyor. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu en az yüzde 60 oranında iş gücünü kaybeden vatandaşlar malullük aylığı kapsamında 10 yıl sigortalılık ve 1.800 prim günüyle emekliye ayrılabiliyor. Kadın çalışanlar her bir çocuk için iki yıl olmak üzere toplamda üç çocuk için altı yıla kadar doğum borçlanması yapabiliyor. Erkek vatandaşlar ise askerlikte geçen süreleri borçlanarak sigorta başlangıç tarihlerini daha erken bir döneme çekme hakkına sahip bulunuyor.

Muhabir: Haber Merkezi