13 Aralık 2025 tarih ve 33106 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 586 No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, muhasebe hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin önemli bir düzenlemeyi gündeme taşıdı.
Tebliğ kapsamında bazı meslek odaları ve birliklerin, kendi üyelerine muhasebe hizmeti verebileceği ve üyelerinin defterlerini tutabileceği düzenlendi. Söz konusu değişiklik, mevcut uygulamalara yeni bir boyut kazandırdı.
Düzenleme, muhasebe hizmetlerinin kimler tarafından ve hangi yetkinliklerle yürütüleceği konusunu yeniden tartışmaya açtı.
Vergi mükellefleri açısından hayati öneme sahip olan defter tutma, beyan ve muhasebe kayıtlarının oda veya birlikler tarafından yapılabilecek olması, uygulamanın sonuçlarını daha da önemli hale getiriyor.
Özellikle muhasebe kayıtları üzerinden doğabilecek cezai yaptırımlar dikkate alındığında, sürecin nasıl işleyeceği merak konusu oluyor.
Staj ve Mesleki Yeterlilik Süreçlerinden Geçen Uzmanlar Yapabilecek
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mali Müşavir Harun Evcimen, muhasebe hizmetlerinin kamu maliyesi ve vergi sisteminin sağlıklı işleyişi açısından uzmanlık gerektiren bir alan olduğuna dikkat çekti. Yozgat Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (YSMMMO) Başkanı Evcimen, muhasebe mesleğinin eğitim, staj ve mesleki yeterlilik süreçlerinden geçen uzmanlar tarafından icra edildiğini vurguladı.
Tartışmalar Beraberinde Geldi
Ulusal düzeyde muhasebe hizmetleri, uzun ve çok aşamalı bir mesleki hazırlık sürecinin ardından yürütülen bir alan olarak kabul ediliyor. Bu nedenle 586 No’lu Tebliğ’in, muhasebe mesleğinin icrasına ve mesleki sınırlarına ilişkin tartışmaları beraberinde getirdiği ifade ediliyor.
586 No’lu Tebliğ’in uygulanma sürecinin, meslek camiası ve vergi mükellefleri tarafından yakından takip edilmesi beklenirken, düzenlemenin sahadaki etkilerinin önümüzdeki dönemde daha net şekilde ortaya çıkacağı belirtiliyor.


