Temmuz ayında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayımlanan genelge, milyonlarca vatandaşı ilgilendiren yeni bir tahsilat mekanizmasını yürürlüğe soktu. Ek 24. maddeye dayanan düzenleme sayesinde kurum, GSS ve prim borcu bulunan kişilerin maaşlarından otomatik kesinti yapacak. Yalnızca emeklileri değil, vefat eden sigortalıların geride kalan yakınları ile vazife malullerini de etkileyecek olan karar Ağustos ayında ilk sonuçlarını verecek.

Çalışma Yaşamı Uzmanı Hüseyin İrfan Fırat, herhangi bir yasal takip süreci işletilmeden başlatılacak bu tahsilat modelini sert sözlerle eleştirdi. Fırat, durumu "Müflis tüccar misali eski defterler karıştırılıyor. Kayıt dışı istihdamla mücadele etmek yerine, faturayı toplumun en dar gelirli kesimine kesiyorlar" sözleriyle yorumladı.

Yasada kesinti tavanı yüzde 25 olarak belirlenmiş olsa da, uygulamanın ilk aşamasında oran yüzde 10'u aşmayacak şekilde sınırlandırılıyor. İlerleyen süreçte bu dilimin dörtte bir oranına kadar yükseltilme ihtimali bulunuyor.

VEFAT EDENİN BORCU YAKININDAN ALINACAK

Yeni sistemin tartışılan yönlerinden birini, mirasçı konumundaki hak sahiplerine yansıtılan borçlar oluşturuyor. Vefat eden sigortalının geçmişten gelen ve 10 yıllık zaman aşımı süresini doldurmamış SGK borçları, doğrudan dul ile yetim aylıklarından tahsil edilecek.

Milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren Genel Sağlık Sigortası (GSS) borçları da bu kesinti mekanizmasına dâhil ediliyor. Hiçbir işte çalışmayan vatandaşların bile sağlık hizmetinden faydalanabilmek için ödemek zorunda olduğu primler, geçmişte yapılan bazı aflara rağmen büyük bir kitleyi borçlu statüsünde tutuyor. SGK alacaklarını tahsil etmek için normal şartlarda başvurduğu icra veya tebligat yollarını bu yeni düzende kullanmıyor. İnsanlar, maaşlarını çekmek üzere bankaya gittiklerinde hesaplarında eksik bir tutarla karşılaşacak. Haksızlığa uğradığını düşünenler kuruma itiraz etme hakkına sahip ancak tutar peşin olarak tahsil edildikten sonra mahsuplaşma süreci işleyecek.

MAAŞ KORUMA İLKESİ AŞILIYOR

5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu, emekli aylıklarının kişinin rızası dışında kesintiye uğramasını engelleyen güçlü bir dokunulmazlık zırhı barındırıyor. Bankalar dahi kredi alacakları için önceden onay veya sözleşme şartı ararken, son yasal eklentiyle birlikte bu koruma ilkesi devre dışı kalıyor.

Fırat'a göre kurumun aylıkları ödemekte zorlanmasının temelinde primlerin sağlıklı tahsil edilememesi yatıyor. Kaçak istihdamı çözmek yerine doğrudan kesintiye gidilmesinin sosyal devlet anlayışından uzaklaşmak anlamına geldiğini söyleyen uzman, en düşük emekli maaşının 23 bin lira seviyelerine yeni çıkarıldığı bir dönemde alt gelir grubunun ciddi bir mağduriyet yaşayacağını vurguladı.

Muhabir: Haber Merkezi