Yozgat'ın meşhur tandır kebabını komşu il Kayseri'de yapan Şükrü Alakoç, ustalık sırrını açıkladı. 74 yaşındaki usta, gelişen teknolojiye rağmen geleneksel pişirme yöntemlerinden ödün vermiyor. 2019 yılında yılın ahisi seçilen Alakoç, kebabın yapım aşamalarını birer birer anlattı.

Yozgat'ta Yeminler Edildi, Kadrolar Verildi
Yozgat'ta Yeminler Edildi, Kadrolar Verildi
İçeriği Görüntüle

USTALIK VE SABIR GEREKTİREN HAZIRLIK SÜRECİ

Yozgat tandır kebabının diğer kebap türlerinden ayrılan en belirgin özelliğinin sadelik ve pişirme tekniği olduğunu vurgulayan Alakoç, lezzetin sırrının etin kalitesinde ve hazırlanma sürecinde saklı olduğunu ifade etti. Kebabın yapımında kullanılan etin seçimine büyük özen gösterdiklerini belirten Alakoç, lezzetli bir sonuç için mutlaka hafif yağlı koyun etinin tercih edilmesi gerektiğini, yağsız etten istenilen tadın alınamayacağını dile getirdi.

Hazırlık aşamasının büyük bir titizlik gerektirdiğini kaydeden Alakoç, süreci şu sözlerle anlattı: 'Biz eti bütün olarak alır, kendi yöntemlerimize göre parçalara ayırırız. Bu kebabın en büyük özelliği, içerisinde etin tadını bastıracak hiçbir baharatın bulunmamasıdır. Parçaladığımız etleri sadece tuzlayarak 1 veya 2 gün boyunca dinlenmeye bırakırız. Bu süre zarfında et, tuzla harmanlanarak pişime hazır hale gelir. Yozgat'a has özel tandır ocaklarında, ateşin ısısıyla yavaş yavaş pişerek o eşsiz kıvamına ulaşır. Bu yöntem, fırın kebaplarından tamamen farklıdır ve Yozgat ile Denizli yöresine has bir pişirme tekniğidir.'

'LEZZETİ SUNMAK SANATTIR, TATMAK İSE ZEVK'

Yarım asrı aşkın süredir ocak başında olduğunu ve 2019 yılında Ahilik geleneğini yaşattığı için 'Yılın Ahisi' unvanına layık görüldüğünü hatırlatan Alakoç, mesleğine bakış açısını sanatsal bir boyutta değerlendiriyor. Yaptığı işi sadece yemek pişirmek olarak görmeyen Alakoç, sunumun ve lezzetin bir bütün olduğunu savunuyor.

Meslek hayatı boyunca edindiği tecrübeyi müşterilerine aktarmaktan mutluluk duyduğunu belirten Şükrü Alakoç, 'Lezzeti sunmak sanattır, onu tatmak ise bir zevktir' diyerek mesleki felsefesini özetledi. Usta ellerde şekillenen tandır kebabı, sadece bir yemek değil, geçmişten günümüze aktarılan bir kültür mirası olarak sofralardaki yerini korumaya devam ediyor.