Eğitim-Bir-Sen’in açıklamasında, “Kadın ailenin direği, toplumun temel taşıdır” ifadelerine yer verilerek, güçlü bir toplumun temelinde güçlü ailelerin, güçlü ailelerin temelinde ise güçlü kadınların bulunduğu belirtildi. Kadınların tarih boyunca yalnızca kendi hakları için değil, aynı zamanda insan hakları mücadelesinin önemli bir parçası olarak mücadele verdiği kaydedildi.
Açıklamada, kadınların çalışma hayatındaki sorunlarının çözülmesi, emeğinin karşılığını alması ve toplumsal hayatta daha etkin rol üstlenmesinin önemine işaret edildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1977 yılında aldığı kararla 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul edildiği hatırlatılarak, bu günün kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel alandaki katkılarını hatırlamak ve sorunlarına çözüm aramak için önemli bir fırsat olduğu ifade edildi.
Güçlü Kadın, Güçlü Aile ve Güçlü Toplum Demektir
Mesajda, kadının aile yapısındaki merkezi rolüne dikkat çekilerek, sağlıklı bir toplumun güçlü aile yapısıyla mümkün olduğu aktarıldı. Kadınların aile içinde üstlendiği sorumlulukların yanı sıra eğitim, kültür, ekonomi ve sosyal hayatın pek çok alanında önemli katkılar sunduğu vurgulandı.
“Kadın güçlü olursa aile güçlü olur, aile güçlü olursa toplum güçlü olur” anlayışının önemine değinilen açıklamada, aileyi koruyan ve kadınların hayatını kolaylaştıran sosyal düzenlemelerin artırılması gerektiği bildirildi.
Tarihsel Süreçte Kadın Mücadelesi ve Katkısı
Eğitim-Bir-Sen açıklamasında, kadınların hak ve özgürlük mücadelesinin insan hakları tarihinin ayrılmaz bir parçası olduğuna işaret edildi. Kadınların daha iyi çalışma koşulları, adil ücret ve eşit haklar için verdikleri mücadelenin zamanla daha geniş bir insan hakları hareketine dönüştüğü ifade edildi.
Tarih boyunca kadınların yalnızca aile içinde değil, bilimden sanata, üretimden ticarete kadar pek çok alanda önemli rol üstlendiği belirtilerek, bu kültürel birikim sayesinde toplumların geliştiği ve güçlendiği kaydedildi.
Zor Şartlar Altındaki Kadınlara Dikkat Çekildi
Sendikanın mesajında, dünyanın farklı bölgelerinde savaş, yoksulluk ve göç gibi nedenlerle zor şartlar altında yaşayan kadınlara da dikkat çekildi. Özellikle çatışma bölgelerinde kadınların ve çocukların ağır bedeller ödediği belirtilerek, uluslararası toplumun bu konuda daha duyarlı olması gerektiği vurgulandı.
Başta Filistin olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm, savaş ve yoksulluk nedeniyle mağduriyet yaşayan kadınların unutulmaması gerektiği ifade edildi.
Eğitim-Bir-Sen açıklamasının sonunda tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak, kadınların aile, iş ve sosyal hayatlarında başarılarının devamını diledi. Kadın emeğine saygı ve hakların teslim edilmesi konusunda toplumsal bilinci artıran bir gün olması temennisinde bulunuldu.





