Kazım Budak, felaketin hemen ardından milyonlarca insanın bölgeye yardıma koştuğunu belirterek, kendisinin de hiçbir maddi beklenti olmadan yola çıktığını vurguladı. “Biz oraya para için gitmedik. Şöhret olmak için gitmedik. Allah rızası için, milletimiz için, can kurtarmak için gittik” diyen Budak, o dönemdeki motivasyon kaynağının para değil, iman ve merhamet gücü olduğunu söyledi.
“Biz vardığımızda devlet oradaydı”
Bölgeden sosyal medyaya yansıyan bazı görüntü ve bilgilerin aksine, yardıma ulaştıklarında devletin tüm kolluk kuvvetlerinin görevinin başında olduğunu dile getiren Budak, şunları kaydetti:
Depremin ardından milyonlarca insan yardım için bölgeye koştu. Biz de gittik. Fakat özellikle şunu söylemek istiyorum; millet olarak devletimize sonuna kadar güvenmeliyiz. Çünkü Türkiye’mizde yaşayan 85-86 milyon insan devletimizin güvencesi altındadır. Biz belki 9 saat sonra bölgeye ulaştık. Ama devlet bizden çok daha önce gitmişti. Biz vardığımızda devlet oradaydı. Jandarması oradaydı, polisi oradaydı, askeri oradaydı. AFAD oradaydı, Kızılay oradaydı.
Haluk Levent’e “algı operasyonu” tepkisi
Son günlerde deprem yardımlarıyla ilgili kamuoyunda yaşanan tartışmalara da değinen Kazım Budak, AHBAP Derneği’nin kurucusu Haluk Levent’i ağır sözlerle eleştirdi. Levent’in Hatay’daki açıklamalarını “kendi menfaati ve çıkarları için algı operasyonu” olarak nitelendiren Budak, “Haluk Levent denilen zat Hatay’da ‘Devlet yok, millet yok’ diye kendi menfaati ve çıkarları için algı operasyonu yaptı. Yazıklar olsun ona, devlet burnundan fitil fitil getirsin” ifadelerini kullandı.
Yaşanan süreçte sosyal medyanın yönlendirme gücüne karşı vatandaşları uyaran Budak, doğru habercilik yapan basın kuruluşlarına güvenilmesi gerektiğini belirtti. “AHBAP Derneği’ni kuran şahıs bu milleti kandırdı. Haluk Levent denilen zat ve bununla beraber kim varsa sonuna kadar gidilmeli ve hepsinden tek tek hesap sorulmalıdır” diyen Budak, hukukun gereğini yapmasını istediklerini söyledi.
Kazım Budak, sözlerini milletçe birlik içinde olunması ve devlete güven duyulması gerektiği vurgusuyla tamamlayarak, “Bizim gücümüz para değil, iman gücüydü. Merhamet gücüyle yola çıktık. Devletimiz sağ olsun, var olsun” dedi.





