Adalet Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen ve kısa süre içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulması beklenen yeni yargı düzenlemesi, aile mahkemelerindeki uyuşmazlıklarda dengeleri kökten değiştirecek adımlar içeriyor. Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri doğrultusunda şekillendirilen yasa taslağı, hem nafaka ödemelerine kesin bir süre sınırı getirmeyi hem de istinaf sonrası temyiz mekanizmasını daraltarak karara bağlanamayan dava dosyalarını hızla neticelendirmeyi amaçlıyor.

13. YARGI PAKETİ İLE NAFAKA SÜRESİNE EN AZ 3 YIL VE EVLİLİK SÜRESİ SINIRI GELİYOR

Taslakta öne çıkan en kritik düzenleme, Türk Medeni Kanunu'nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki yasal boşluğu gidermeye odaklanıyor. Kanun maddesindeki "süresiz" ifadesi tamamen metinden çıkarılırken, hâkimlerin takdir yetkisine nesnel kriterler getiriliyor. Yeni çerçeveye göre belirlenecek nafaka süresi 3 yıldan az olamayacak; tavan sınır ise nikâh tarihinden boşanma davasının açıldığı güne kadar geçen evlilik süresinin yarısını geçemeyecek.

Mahkemeler dosya üzerinde nihai karara varırken yalnızca süre hesabını gözetmeyecek. Ayrılık kararı alan eşin çalışma kabiliyeti, sağlık durumu, yaşı, eğitim düzeyi ve kendi geçimini idame ettirme potansiyeli ayrıntılı biçimde incelenecek. Masadaki kriterler arasında nafaka borçlusunun ekonomik gücü ile boşanma sonrasında kuracağı yeni yaşam dengesi de belirleyici rol oynayacak.

Kanun teklifi, olası mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla belirli istisnai tablolarda bu zaman barajını esnetebilecek özel hükümler barındırıyor. Nafaka yükümlüsünün haksız eylemi neticesinde diğer eşin bedensel ya da mesleki anlamda çalışamaz duruma gelmesi halinde süre kısıtı aranmayacak. Benzer biçimde, uzun seneler süren evlilik sebebiyle yaşı ilerleyen, iş hayatından kopan ve düzenli geliri bulunmayan eşler lehine mahkeme, evlilik süresinin yarısını aşacak şekilde daha uzun süreli nafaka ödenmesine hükmedebilecek.

MEVCUT DOSYALAR VE KESİNLEŞMİŞ NAFAKALAR İÇİN BİR YILLIK GEÇİŞ FORMÜLÜ

Yasa teklifinin yürürlüğe girdiği an itibarıyla mahkemelerde görülmekte olan, hatta istinaf ya da temyiz incelemesinde bekleyen tüm dosyalar doğrudan bu yeni sisteme tabi tutulacak. Hali hazırda nafaka ödemesi süren kesinleşmiş kararlar için ise geçmiş ödemeler üzerinden kademeli bir intibak modeli uygulanacak.

Geçmişte yapılmış toplam ödeme süresi, yeni kurallara göre hesaplanan süreyi aşmış bulunuyorsa, borçlu taraf sadece 1 yıl daha ödeme yapacak ve nafaka sorumluluğu kendiliğinden sona erecek. Kalan sürenin 1 yıl ya da daha az hesaplandığı dosyalarda da yine ilave 1 yıllık ödeme takviminin ardından yükümlülük düşecek. Yeni hesaplanan üst sınıra ulaşılması için 1 yıldan daha uzun süre gereken dosyalarda ise hesaplanan sürenin tamamlanmasıyla birlikte süreç noktalanacak.

BOŞANMA DAVALARINDA İSTİNAF KARARI SON NOKTA OLACAK

Paketin bir diğer dönüştürücü ayağı, çekişmeli boşanmaların yıllara yayılmasını engelleyecek usul adımlarını kapsıyor. Bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararlarına yönelik verdiği esastan ret kararları artık Yargıtay incelemesine taşınamayacak. Boşanma kararının kendisiyle birlikte velayet, maddi ve manevi tazminat ile nafakayı içeren tüm taleplerde, istinaf dairesinin ret onaması nihai karar sayılacak.

Yargıtay temyiz yolunun açık kalabilmesi için ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin uyuşmazlık hakkında birbirinden farklı kararlara imza atmış olması şartı aranacak. Yargıdaki iş yükünü hafifletmeyi ve dosya yığılmalarını temizlemeyi hedefleyen bu adımla, tarafların adil yargılanma hakkı korunarak boşanma davalarının makul süre sınırları içinde tamamlanması güvence altına alınacak.

Muhabir: Haber Merkezi