Değerli metaller piyasasında son aylarda hızlanan yükseliş, 2026 yılının ilk haftalarında da etkisini artırarak sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl art arda rekorlar kıran altın ve gümüş, yeni yıla da güçlü bir başlangıç yaptı. Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı 5 bin 111 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesini görürken, gümüşün onsu da 110 doların üzerine çıkarak tarihi zirvesini yukarı taşıdı. Jeopolitik risklerin canlılığını koruması, ABD ve Avrupa hattındaki siyasi gerilimler, Fed’in para politikasına ilişkin beklentiler ve Çin kaynaklı talep artışı, bu yükselişin temel nedenleri arasında öne çıkıyor.
Altın Fiyatlarında Jeopolitik Risklerin Ağırlığı
Altın ons fiyatı, yıla 4 bin 313 dolar seviyesinden başlamasının ardından yaklaşık yüzde 20’lik bir artışla 5 bin 111 dolara ulaştı. Bu yükselişte, küresel belirsizliklerin güvenli liman arayışını güçlendirmesi etkili oldu. ABD yönetiminin Grönland konusundaki ısrarı ve bu başlık üzerinden Avrupa ülkeleriyle yaşanan gerilim, piyasalarda risk algısını artıran unsurlar arasında yer aldı.
Buna ek olarak, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gevşeme sürecine ilişkin beklentilerde belirgin bir değişim olmaması ve doların değer kaybı eğilimini sürdürebileceğine dair öngörüler, altını destekleyen bir diğer başlık olarak öne çıktı. ABD’de federal hükümetin kısmen kapanabileceğine yönelik endişeler de yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesini hızlandırdı.
![]()
Gümüşte Sert Yükseliş ve Arz Endişeleri
Gümüş fiyatlarındaki artış ise altına kıyasla çok daha dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Yıla 71,08 dolardan başlayan gümüşün ons fiyatı, yaklaşık yüzde 55 artışla 110,12 dolara yükselerek tarihi zirvesini geliştirdi. Bu hareketle birlikte altın-gümüş rasyosu 46,5 seviyesine gerileyerek Haziran 2011’den bu yana en düşük düzeyine indi.
Söz konusu oran, gümüşün altına kıyasla daha hızlı değerlendiğine işaret ederken, piyasada arz tarafına ilişkin kaygıların da güçlendiğini gösteriyor. Uzmanlar, gümüş piyasasında tarihsel olarak “aşırı ısınma” olarak tanımlanan bir döneme girildiğine yönelik değerlendirmelerin arttığına dikkat çekiyor.
![]()
Psikolojik Faktörler ve FOMO Etkisi
Uluslararası piyasalar stratejisti Özgür Hatipoğlu, normal koşullarda altının piyasanın sürükleyici unsuru olduğunu, gümüş, platin ve paladyum gibi metallerin ise genellikle altını takip ettiğini belirtiyor. Ancak son haftalarda bu dengenin değiştiğini vurgulayan Hatipoğlu’na göre, gümüş fiyat hareketleri piyasaya liderlik ediyor.
Hatipoğlu, ABD-Avrupa hattındaki Grönland gerilimi, Kanada’nın Çin’e yönelik ticaret kısıtlamaları ve İsrail-İran arasındaki tansiyonun, altın ve gümüşü destekleyen başlıca risk unsurları olduğunu ifade ediyor. Bunun yanında psikolojik faktörlerin de devrede olduğuna dikkat çeken Hatipoğlu, özellikle Çin’de fiziksel gümüşe yönelik güçlü talep nedeniyle yatırımcıların “fırsatı kaçırma korkusu” ile hareket ettiğini ve COMEX piyasasında başka dinamiklere bakılmadan alımların sürdüğünü söylüyor.
Altında 5 Bin 200 Dolar Eşiği İzleniyor
Altın fiyatlarına ilişkin teknik görünümü de değerlendiren Hatipoğlu, 2022’den bu yana çalışan bir harmonik yapıya işaret ederek, 5 bin 200 dolar bölgesinin olası bir konsolidasyon için makul bir seviye olabileceğini dile getiriyor.
Öte yandan merkez bankalarının alımları da piyasalar tarafından yakından izleniyor. İlk yükseliş dalgasında merkez bankalarının etkili olduğunu hatırlatan Hatipoğlu, son dönemde bu alımların yavaşladığını ancak Polonya Merkez Bankası’nın 150 tonluk yeni altın alımı planının dikkat çektiğini belirtiyor. Bu adımın Polonya’nın altın rezervlerini 700 tona çıkarabileceğine işaret eden Hatipoğlu, benzer hamlelerin yayılması halinde altın fiyatlarının yönünü tahmin etmenin giderek zorlaşabileceğini vurguluyor.



