NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da güvenlik hazırlıkları dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. 7-8 Temmuz tarihlerinde başkentte düzenlenecek zirve için hem havadan hem de karadan çok katmanlı bir koruma planı devreye alındı. Yaklaşık 6 bin katılımcının beklendiği organizasyon, Türkiye’nin güvenlik kapasitesini de test edecek nitelikte görülüyor.
Planlamaya göre kısa ve orta menzilli hava savunma sistemleri aktif hale getirilecek. Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı F-16 filoları alarm durumuna geçirilirken, insansız hava araçları ve anti-İHA sistemleri de kritik görev üstlenecek. Bu kapsamlı yapı, Ankara’nın adeta “güvenlik kalkanı” ile çevrildiği bir döneme işaret ediyor.
40 bin personellik dev güvenlik planı ve şehir genelinde sıkı denetim
Zirve süresince yaklaşık 40 bin güvenlik personeli Ankara genelinde görev yapacak. Emniyet, jandarma ve ilgili birimlerin koordineli çalışacağı sistemde şehir merkezinden kritik noktalara kadar geniş bir denetim ağı kuruluyor. Özellikle zirve güzergâhları ve toplantı alanlarında kontrollü geçişler uygulanacak.
Kentte halihazırda bulunan yaklaşık 30 bin güvenlik kamerasına ek olarak 100 yeni gelişmiş kamera daha kritik bölgelere yerleştirilecek. Böylece şehir genelinde izleme kapasitesi artırılarak anlık müdahale süresi kısaltılacak. Güvenlik birimleri, olası risklere karşı erken tespit ve hızlı reaksiyon odaklı bir model üzerinde duruyor.
Hava sahası, gösteri yasakları ve uluslararası koordinasyon gündemde
Hazırlıkların en dikkat çeken başlıklarından biri de hava sahası kontrolü oldu. Ankara semaları, olası tehditlere karşı hava savunma sistemleriyle sürekli izlenecek. Etimesgut Hava Üssü’nde yapılan yenileme çalışmaları da bu sürecin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.
Öte yandan 1-15 Temmuz tarihleri arasında kentte gösteri ve toplu etkinliklere yönelik kısıtlamalar da değerlendiriliyor. Güvenlik birimleri, geçmişte yurt dışında gösterilere katıldığı tespit edilen bazı kişilere yönelik analiz çalışmaları yürütüyor. Uluslararası güvenlik kurumlarıyla iş birliği de planlamanın kritik bir ayağını oluşturuyor. Zirveye farklı ülkelerden üst düzey katılım beklenirken, güvenlik koordinasyonunun çok uluslu bir çerçevede ilerleyeceği belirtiliyor.





