Kesme çiçek sektörünün kalbi konumundaki Antalya, yenilikçi tarım uygulamalarına ev sahipliği yapıyor. Bölgede faaliyet gösteren üreticiler, toprak, gübre ve zirai ilaç kullanmadan yalnızca su ile lale yetiştirilen özel seralar kurdu. Serik ilçesine bağlı Belek bölgesindeki tesislerde her yıl yüz binlerce lale, modern tekniklerle büyütülerek yurdun dört bir yanına gönderiliyor.

TOPRAKSIZ VE İLAÇSIZ ÜRETİM

Modern tarım teknolojilerinin etkin şekilde kullanıldığı tesis, on yıl önce başlattığı suda lale yetiştiriciliğinde önemli bir aşama kaydetti. İlk etapta sınırlı sayılarda yapılan dikimler, bugün yarım milyonluk dev bir kapasiteye ulaştı. Özellikle kış aylarında gerçekleşen üretim süreci; İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerin çiçek ihtiyacını karşılıyor. Ziraat Mühendisi Anıl Yolcular, ilaçsız ve gübresiz yetiştirilen lalelerin üretim hedeflerine dikkat çekerek, "Buradaki amacımız Sevgililer Günü ve Kadınlar Günü'nde satışını yapmak. Yıllık üretim öncesinde pazar analizi yapıyoruz. Genellikle 300 ila 500 bin arası satışımız olmaktadır." dedi.

Sektörde alternatif bir yöntem olarak öne çıkan bu model, yavaş yavaş dış pazarın da radarına giriyor. Tesislerin uluslararası hedeflerine değinen Yolcular, "Türkiye'de bu işin başka bir örneği yok. Sadece su kültürü ortamında herhangi bir ilaç ve gübreye maruz kalmadan sağlıklı şekilde yetiştirilen bitkiler. Türkiye'nin bütün şehirlerine satışımız mevcut. İhracat için de çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah onu da gerçekleştireceğiz. Kadınlar Günü için 150 ila 200 bin arası satış planlamaktayız" ifadelerini kullandı.

SARI LALELER ZİRVEDE

Ögg 119. dönem sınav sonuçları ne zaman açıklanacak?
Ögg 119. dönem sınav sonuçları ne zaman açıklanacak?
İçeriği Görüntüle

Tesislerde sekiz farklı renkte yetiştirilen çiçekler arasında en büyük ilgiyi sarı renkli olanlar çekiyor. Üretim sürecinin hassas iklimlendirme aşamalarından oluştuğunu belirten Yolcular, bu süreci şu sözlerle anlattı:

"Bunlar zaten ana renklerimiz. Sarı, kırmızı, beyaz, mor. En çok sarı lale talep edilmekte, Mazhar Alanson'un 'Sana Sarı Laleler Aldım' şarkısından dolayı. Normalde bize soğanlı şekilde geliyor. Bunu ilk başta soğuk havaya alıyoruz. Bir ay kadar soğuk havada bekliyor, 7 derecede. Soğuklama isteği karşılanıyor. 7 dereceden sonra sürgün veriyor. Biz üretim alanına, sera alanımıza çıkarıyoruz ve bir ay sonra satışa hazır hale gelmekte. Sıcağa hassasiyeti olduğu için ve talepler bu dönemlerde gerçekleştiği için üretimimizi kış döneminde yapmaktayız"

KADIN EMEĞİYLE HAZIRLANIYOR

Hassasiyet ve sabır gerektiren bu özel tarım modelinin arka planında ise kadın işçilerin emeği bulunuyor. Tarım sektörünün genelinde olduğu gibi çiçekçilikte de kadın istihdamının yüksek olduğunu vurgulayan Yolcular, "Aslında tarımın çoğu yerinde kadınlar çalışmakta. Kesme çiçek sektörümüzde de çoğunluk kadın çalışanlar. Çiçek işlemesi üretimi ince ve sabır gerektiren bir iş olduğu için kadınlarla yapıyoruz. Yaklaşık 50- 60 işçimiz bulunmakta. Asgari ücret sigortalı çalışanlarımız. Kadınlarımıza armağan edeceğimiz çiçeklerimiz de yine kadınlarımızın elinden geçmekte" sözleriyle süreci özetledi.