Uzmanlara göre sürücülerin en sık gözden kaçırdığı unsurların başında lastik basıncı geliyor. Havası düşük lastikler yola daha fazla temas ederek yuvarlanma direncini artırıyor. Bu durum, aracın ilerlemesi için motorun daha fazla güç tüketmesine neden oluyor ve doğrudan yakıt tüketimini yükseltiyor.
Düşük basınçlı lastiklerle seyahat etmenin, motoru normalden daha fazla zorladığı ve uzun vadede arıza riskini artırdığı ifade ediliyor.

Yılda İki Depo Yakıt Kaybı Oluşabiliyor
Yapılan teknik değerlendirmelere göre lastik basıncındaki her 3-4 PSI’lik düşüş, yakıt tüketiminde ciddi artışlara yol açabiliyor. Yıllık bazda hesaplandığında ise bu ihmalin, sürücülere yaklaşık iki depo yakıt fazladan maliyet çıkardığı belirtiliyor.
Uzmanlar, bu kaybın fark edilmeden gerçekleştiğini ve sürücülerin artan yakıt tüketiminin nedenini çoğu zaman anlayamadığını vurguluyor.

Güvenlik Riskini de Artırıyor
Düşük lastik basıncı yalnızca yakıt tüketimini değil, sürüş güvenliğini de olumsuz etkiliyor. Lastiklerin yol tutuşu azalırken fren mesafesi uzuyor. Özellikle yüksek hızlarda ve ani manevralarda kaza riski önemli ölçüde artıyor.
Sürücüler Aman Dikkat
Güvenlik ve servis çalışanları, araç sahiplerinin lastik kontrollerini yalnızca uzun yol öncesinde değil, ayda en az bir kez düzenli olarak yapması gerektiğini belirtiyor. Kontrol edilmesi önerilen başlıca noktalar ise şu şekilde sıralanıyor:
- Lastik diş derinliği
- Fiziksel hasar ve çatlaklar
- Balonlaşma belirtileri
- Fren mesafesindeki değişimler




