Uzman isim, “Yani 5 ayda yüzde 16’lık resmi bir enflasyon yaşadık. Önümüzdeki ay gelecek verilerle birlikte bu oran yüzde 17-18’e kadar çıkabilir. Bu kümülatif bir süreç. Sadece son 6 ay değil, önceki dönemlerde de sürekli bir gelir kaybı yaşanıyor” şeklinde konuştu. Bu erimenin reel bir kayıp olduğuna dikkat çekiliyor.
Çalışanların ellerine geçen paranın değer kaybettiğinin altı çiziliyor. Değerlendirmesinde Toptaş, “Asgari ücretin bugün en az yüzde 16’sı elden gitti. Ocak ayındaki 20 bin liraya denk geliyor. Yıllık enflasyon tahmini olan yüzde 16 seviyesine 5 ayda ulaştık” ifadelerine yer verdi. Rakamlar günden güne eriyor.

Ekonomi yönetiminin zorlu sınavı ve maliyet baskısı
• Alım gücü önemli ölçüde düştü.
• Yetkililer yeni ücret artışları konusunda temkinli davranıyor.
• Maaş artışlarının talep ve üretim maliyetlerini artırabileceği endişesi var.
• Bu durumun emek yoğun sektörler ve turizmde maliyet yükü yaratabileceği belirtiliyor.
• Değişken enflasyon, özellikle sabit gelirlileri olumsuz etkiliyor.
• Sürekli fiyat değişiklikleri, insanların ekonomik algısını da etkiliyor.
Ara zam meselesi çift taraflı bir bıçak gibi görülüyor. Ekonomiyi yöneten kadrolar zammın enflasyonu tetikleyeceğinden çekiniyor. Fakat madalyonun bir de sosyal yüzü var. Toptaş bu çelişkiyi, “Ekonomi yönetimi açısından bakıldığında zam enflasyonu artırabilir. Ancak sosyal açıdan değerlendirildiğinde insanların alım gücü ciddi şekilde zayıfladı. Bu nedenle bir gelir desteği sağlanması gerekiyor” cümleleriyle özetledi. Resmi verilere göre kayıpların telafi edilebilmesi için yüzde 18-19 dolaylarında bir oran masada tutulmalı. Milyonların kaderi temmuz ayında şekillenecek.
Vatandaşın enflasyon gerçeği yüzde kırkı aştı
Uzmanların hesaplamaları sokağın gerçeğiyle örtüşüyor. Tüketiciler, cüzdanlarındaki yangını her geçen gün daha derinden hissediyor. Tüketici Nurten Öyke, yılın başındaki pazar arabasını bugün aynı parayla dolduramadıklarını kaydetti.





