Japonya'da kaydedilen ve bölgeyi alarma geçiren son sarsıntı, bilim dünyasında mega deprem tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Gözler felaketin yeraltı dinamiklerine çevrilirken, Science dergisinde yayımlanan araştırma kritik veriler sundu. Uzmanlar sarsıntıların şiddetini tayin eden yapısal bir faktörü resmen tanımladı.
DEPREMİN KADERİNİ BELİRLEYEN "DURDURMA FAZI"
Scientific American raporuna göre, depremin yıkıcılık seviyesini yeraltındaki fiziksel bariyerler belirliyor. Fay hattındaki gerilim sürtünme kuvvetini aştığında yeraltında bir kırılma başlıyor. Bu kırılma süreci sert bir kayaya veya yapısal bir engele çarptığında duruyor. Oluşan bu kesinti anı, bilimsel literatüre "durdurma fazı" olarak girdi.
Yer bilimci Jesse Kearse bu anı, hızla giden bir aracın ani fren yapmasına benzetiyor. Fay kırılması bir engele çarptığında, ters yönde çok şiddetli bir geri tepme ve şok dalgası ortaya çıkıyor.
ZİNCİRLEME REAKSİYON VE MEGA DEPREM TEHLİKESİ
Keşfedilen bu yeraltı bariyerleri, devasa sarsıntının kontrol noktaları olarak çalışıyor. Kırılma bu engele çarpıp sönümlendiğinde deprem yerel ve küçük ölçekte kalıyor. Ancak açığa çıkan enerji engeli aşacak kadar yüksekse tehlikenin boyutu tamamen değişiyor. Kırılma hızla bir sonraki fay segmentine sıçrıyor.
Uzmanlar bu sıçrama durumunun mega deprem adı verilen yıkıcı reaksiyonları tetiklediğini belirtiyor. Ayrıca kırılmanın durduğu noktalardaki zemin yumuşak katmanlardan oluşuyorsa, oluşan şok dalgası yüzeyde çok daha şiddetli hissediliyor.
RİSK ANALİZİNDE YENİ BİR HARİTALAMA DÖNEMİ
Sismolog Yihe Huang ve uluslararası araştırma ekibi, ortaya çıkan sismik imzaları takip ederek yeraltı bariyerlerinin haritasını çıkarmayı planlıyor. Geliştirilen bu sistem sayesinde hangi depremin nerede durabileceği önceden hesaplanabilecek. Belirli fay bölgelerinin ne kadar enerji emebileceği rakamsal olarak ortaya konulacak.
Yeni bulgular şu an için sadece doğrultu atımlı yatay faylarda test edildi. Japonya'daki gibi tsunami üreten bindirme tipi dikey sarsıntılar için modelleme çalışmaları sürüyor. Bilim insanları bu farklı fay hatlarında da benzer bir fren mekanizmasının çalıştığını öngörüyor.




