Özellikle sosyal medya üzerinden organize edilen kampanyalar, tüketici tercihlerini etkileyerek belirli ürün ve markaların kamuoyunda tartışılmasına neden oluyor. Boykot çağrıları resmi bir yasak anlamı taşımamakla birlikte, tüketicilerin bireysel tercihleri doğrultusunda şekillenen bir protesto yöntemi olarak öne çıkmıştı.

Son dönemde uluslararası gelişmelerin etkisiyle özellikle küresel gıda ve içecek markaları boykot tartışmalarının merkezinde yer aldı. Sosyal medyada yapılan çağrılarda Coca-Cola, Pepsi, Starbucks, McDonald’s, Burger King, KFC ve Domino’s Pizza gibi uluslararası zincirler sıkça gündeme geldi. Bunun yanında Nestle, KitKat, Nescafe, Oreo, Lipton ve bazı çikolata ile atıştırmalık markaları da çeşitli kampanyalarda boykot listelerinde yer aldı.

Teknoloji ve perakende sektöründe de boykot çağrıları görüldü. Apple, Nike, Zara, H&M, IKEA ve bazı elektronik markaları farklı dönemlerde sosyal medya kampanyalarının hedefi oldu. Bu çağrılar genellikle markaların uluslararası politikalarla ilişkilendirilmesi veya küresel gelişmelere yönelik tepkiler üzerinden şekillendi.

Bozdağ'a Yozgat'ta Fahri Doktora Unvanı Verilecek
Bozdağ'a Yozgat'ta Fahri Doktora Unvanı Verilecek
İçeriği Görüntüle

Boykot gündemlerinde öne çıkan bir diğer başlık ise yerli ürünleri destekleme çağrıları oldu. Bazı tüketici grupları ithal ürünler yerine yerli markaların tercih edilmesini savunarak ekonomik milliyetçilik vurgusu yaptı. Bu kapsamda özellikle yabancı içecek markaları ve uluslararası fast-food zincirlerine alternatif olarak yerli markaların tercih edilmesi önerildi.

Uzmanlar, boykot kampanyalarının etkisinin çoğunlukla sosyal medya etkileşimi ve kamuoyu algısına bağlı olduğunu belirtiyor. Bazı kampanyalar kısa süreli gündem oluştururken, bazıları tüketici alışkanlıklarında geçici değişikliklere yol açabiliyor. Ancak boykot çağrılarının resmi bir yaptırım içermediği ve tamamen bireysel tercihlere dayandığı ifade ediliyor.

Türkiye’de boykot tartışmalarının, küresel gelişmeler ve toplumsal hassasiyetlere bağlı olarak gündemde kalmaya devam etmesi beklenirken, markaların kriz iletişimi ve kamuoyuna yönelik açıklamalarının bu süreçlerde belirleyici rol oynadığı değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi