Çalışma hayatındaki anne ve babalar için hazırlanan yeni izin düzenlemesinde resmi adım atıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen 7'nci Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi'nde çalışanlara yönelik hazırlanan kanun teklifini kamuoyuna duyurdu. AK Parti grubunun Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunduğu teklif, annelerin ücretli doğum iznini ve babaların kullandığı babalık iznini kapsıyor. Zirvede iş dünyası, spor, sanat ve medya camiasından önemli isimler de bir araya geldi.

MECLİS'E SUNULAN YENİ İZİN SÜRELERİ
Çalışan kadınların istihdamda kalmasını ve iş ile aile dengesinin korunmasını sağlamak amacıyla hazırlanan yeni yasal düzenleme Meclis gündemine taşındı. Turkuvaz Medya ev sahipliğinde gerçekleşen, milletvekilleri, sendika başkanları, milli sporcular ve iş dünyası temsilcilerinin katıldığı programda konuşan Bakan Göktaş, yasa teklifinin getirdiği yeni süreleri şu sözlerle açıkladı:

Emekli Maaşlarında Büyük Güncelleme: Yeni Tutarlar e-Devlet’e Yansıyacak
Emekli Maaşlarında Büyük Güncelleme: Yeni Tutarlar e-Devlet’e Yansıyacak
İçeriği Görüntüle

"Kadınların istihdama katılımını desteklerken, iş ve aile hayatı arasındaki uyumu kuvvetlendiren modelleri de kalıcı hale getiriyoruz. Bu kapsamda önemli bir düzenlemeyi daha hayata geçiriyoruz. AK Parti grubumuz tarafından bugün Meclis Başkanlığına sunulan kanun teklifiyle kadınlar için ücretli doğum iznini 16 haftadan 24 haftaya babalar için ise babalık iznini 5 günden 10 güne çıkarıyoruz. Biz, kadınların potansiyelini kalıcı mekanizmalarla, yaygın fırsatlarla ve güçlü kurumsal yapılarla büyütmeyi hedefliyoruz. Amacımız, bu salondaki başarı hikayelerini bütün Türkiye'de yaygınlaştırmak. Bunu mümkün kılan zemini sağlamlaştırmaktır. Bir ülkede kadınları başarılı kılacak imkanlar büyüdükçe, üretim ivme kazanır. Toplumda refah artar, aile yapısı kökleşir, gelecek daha güçlü biçimde inşa edilir"

KADININ GÜÇLENMESİ İÇİN YENİ DÖNEM VURGUSU
Türkiye'nin kalkınma hedefleri doğrultusunda kadınların kamusal alanın merkezinde yer alması gerektiği belirtildi. Teknolojinin ve üretim modellerinin hızla değiştiği mevcut düzende, beşeri sermayenin önemine dikkat çeken Göktaş, şunları kaydetti:

"İş dünyasından spora, sanattan siyasete uzanan bu buluşma, Türkiye'nin beşeri gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Bugün kadınların elde ettiği başarıları konuşurken, aslında Türkiye'nin geleceğini konuşuyoruz. Bir ülkenin rekabet gücü, yetişmiş insan kaynağını ne kadar etkin kullandığıyla belirlenir. Gelişimi ise kadınların bilgiye, fırsata, temsile ve üretim alanlarına ne ölçüde erişebildiğiyle şekillenir. Önümüzde yeni bir dönem var. Bu dönem; teknolojinin hızlandığı, üretim modellerinin değiştiği, mesleklerin yeniden şekillendiği, sosyal yapının yeni ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenen bir dönemdir. Bu anlamda esas mesele, kadınların bilimin, ekonominin, diplomasinin, girişimciliğin, kültürün ve kamusal karar süreçlerinin merkezinde daha güçlü biçimde yer almalarıdır"

EYLEM PLANI VE KOORDİNASYON KURULLARI SAHADA
Devletin tüm kademelerinde kadınların desteklenmesine yönelik stratejik planların devreye alındığı hatırlatıldı. Geçtiğimiz yıl oluşturulan koordinasyon kurullarının tarımdan sanayiye kadar geniş bir yelpazede faaliyet yürüttüğü aktarıldı. Uygulanan politikalara işaret eden Göktaş, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün Türkiye, kadınların her alanda yolculuğunu destekleyen çok boyutlu bir politika ortaya koymaktadır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı iradesiyle, bu politikalar ülkemizin kalkınma hedeflerinin tam merkezinde yer alıyor. Bu iradenin somut adımlarından biri, '2024-2028 Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'dır. Çalışmalarımızı ortak bir hedef ve güçlü bir eşgüdümle yürütmek amacıyla Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu ile İl Koordinasyon Kurullarını tam 1 sene önce oluşturduk. Bu kapsamda tüm kurumlarımız, tarımda, sanayide, enerjide, eğitimde, sağlıkta, her alanda kadının güçlenmesi için büyük bir özveriyle çalışıyor"

GİRİŞİMCİ KADINLARA DESTEK VE KOOPERATİFLEŞME
Dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreçlerinde sivil toplum kuruluşları ve özel sektör iş birliklerinin arttığı bildirildi. Geliştirilen programlarla kadın girişimcilere finansman, mentörlük ve pazarlama gibi alanlarda destek sağlandığı vurgulandı. Girişimcilik ağının ulaştığı boyutu anlatan Göktaş, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Dijitalleşme, yapay zeka, yeşil dönüşüm ve yaratıcı endüstrilerin, kadınlar açısından büyük imkanlar barındırdığına inanıyoruz. Bu anlayış doğrultusunda kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarımızla iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Kadınların yeni beceriler kazanmasını destekleyen ve üretime katılımını kolaylaştıran uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Bu kapsamda; eğitimden mentörlüğe, finansmandan pazarlamaya kadar çok yönlü destek mekanizmalarını hayata geçiriyoruz. Kadın girişimciliğinin ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi, öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer alıyor. Bu doğrultuda, 'Yükselen Kadınlar Programı' ile kadın girişimcilere yeni imkânlar sunuyoruz. Yedi bölgede yürüttüğümüz bu programla, yerelden ulusala ve uluslararası düzeye uzanan güçlü bir girişimcilik ağı oluşturduk. Programın önemli ayaklarından biri olan Girişimcilik Eğitim Tırımızla da iş fikrini geliştirmek isteyen kadınlara doğrudan ulaşıyoruz. Destek verdiğimiz bin 366 kadın kooperatifiyle yerel üretimi markalaştırıyor, kadın emeğinin pazara erişimini artırıyoruz"

MEDYANIN ALGIYI ŞEKİLLENDİREN ROLÜ
Toplumsal değişimin ve kadınların kurucu rolünün geniş kitlelere ulaşmasında medyanın üstlendiği görevin kritik olduğu belirtildi. Tüm sektörlerin ortak bir çaba etrafında birleşmesi gerektiğinin altı çizilirken, Göktaş sözlerini şöyle tamamladı:

"Burada hiç şüphesiz, medyaya da özel bir sorumluluk düşüyor. Nitekim medya, algıyı şekillendirir; rol modelleri görünür kılar. Kadınların emeğini, aklını ve kurucu rolünü öne çıkaran bir dil yeni nesillere daha geniş bir istikamet sunar. İş dünyasının, sanat çevrelerinin, akademinin, sivil toplumun ve kamu kurumlarının ortak bir zeminde buluşması çok önemlidir. Çünkü güçlü bir gelecek, ortak çaba ve kararlılık gerektirir. Kadınların birikimini, emeğini, dönüştürücü gücünü ve topluma yön veren varlığını çağın sunduğu imkânlarla buluşturmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Böylece Türkiye Yüzyılı, kadınların daha fazla söz sahibi olduğu ve her alanda daha güçlü temsil edildiği bir yükseliş dönemi haline gelecektir"