Kulaktan dolma bilgilerle, ‘Yıllardır böyle yapıyoruz’ diyerek sürdürülen pek çok uygulamanın aslında dinde yerinin olmadığı ortaya çıktı. İşte niyetin ve ibadetin kabul olması için mutlaka uzak durulması gereken, kurbanla ilgili doğru bilinen 10 büyük yanlış:
1.Kesim Yapmadan Sadece Para Vermek Kurban Yerine Geçer mi?
‘Hayvanı kesmek yerine parasını fakire dağıtsam ya da bir kuruma bağışlasam da olur’ fikri tamamen asılsızdır. Kurban ibadetinin özü, o kanın usulüne uygun şekilde akıtılmasıdır. Kesimsiz kurban bağışı adı altında ortaya atılan uygulamaların hiçbir dini dayanağı yoktur ve bu şekilde kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.
2. Bir Hissedarlık Yere Birden Fazla Kişi Ortak Olabilir mi?
Maddi imkanı elvermeyen birkaç kişinin bir araya gelerek tek bir hisseye ortak olması dinen geçersizdir. Bir kurban hissesi sadece ve sadece bir kişi adınadır. Vekaletle kurban kesen kurumlar da kafalarına göre değil, yalnızca vekaleti veren şahsın adına o kesimi yapmak zorundadır.
3. Kadınlar Kurban Kesemez mi?
Toplumda kadınların kurban kesemeyeceğine dair tamamen hurafe bir inanış var. İşin aslı şudur: Kesim becerisine, gücüne ve bilgisine sahip olan her Müslüman, kadın olsun erkek olsun kurbanı kesebilir. Dinen hiçbir engel yoktur.
4. Büyükbaş Hissesi İllaki Tekli Sayı mı Olmalı?
Büyükbaş hayvanda ortak sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tek sayılardan oluşması gerektiği inancı tamamen bir yanılgıdan ibaret. Üst sınır 7 kişi olmak kaydıyla; bir büyükbaşa 6 kişi de girebilir, 4 kişi de ortak olabilir. Çift sayıların ibadete hiçbir zararı yoktur.
Kurban Eti Mutlaka 7 Fakire mi Dağıtılmalı?
‘Eti illa ki 7 ayrı fakire ulaştırmak şarttır’ diye bir kural yok. En güzeli ve doğrusu; kesilen kurbanın bir kısmını ihtiyaç sahiplerine, bir kısmını eşe, dosta, akrabaya pay etmek, kalan kısmını da kendi ev halkınla afiyetle yemektir. Sayı sınırı tamamen uydurmadır.
6. Yolculukta Kesilen Kurban Geçersiz mi Olur?
Seferi, yani yolcu olan birinin kestiği kurbanın kabul olmayacağı bilgisi yanlıştır. Bayramda memleketine, köyüne ya da başka bir şehre misafir giden bir vatandaşımızın orada kestiği kurban son derece geçerlidir. Bu kişinin kendi evine döndüğünde yeniden kurban kesmesine gerek yoktur.
7. Kurban Kanı Alna veya Araç Lastiğine Sürülür mü?
Kesilen hayvanın kanını çocukların alnına sürmek ya da kaza belayı önlesin diye araba tekerleğine bulaştırmak İslam inancında asla yeri olmayan, tamamen hurafeden ibaret bir adettir.
8. Peygamber Efendimiz Adına Ortaklaşa Kurban Kesilir mi?
Birkaç kişinin bir araya gelip topluca ‘Bu hisse de Peygamber Efendimiz adına olsun’ diyerek bir hisseye girmesi şeklinde bir uygulama İslam hukukunda mevcut değildir.
9. Kabir veya Ölü Kurbanı Diye Bir Şey Var mı?
İslamiyet’te kabir kurbanı ya da ölü kurbanı adı altında müstakil bir kurban çeşidi bulunmuyor. Eğer vefat eden kişinin bu yönde vasiyeti yoksa, arkasından onun adına kurban kesilmesi gibi bir zorunluluk yoktur.
10. Adak, Akika ve Şükür Kurbanında Yaş Şartı Aranmaz mı?
‘Nasılsa bayram kurbanı değil, adak ya da akika hayvanının yaşında kusur olsa da olur’ mantığı kesinlikle yanlıştır. Bir hayvanın kurban olabilmesi için taşıması gereken yaş ve sağlık şartları, kurbanın çeşidi ne olursa olsun (adak, akika, şükür) tamamen aynıdır.
Hem ibadeti eksiksiz yerine getirmek hem de bu mübarek günlerin manevi iklimini zedelememek adına Diyanet’in uyarılarına kulak vermekte fayda olduğu ifade edildi.



