Bu durumun temel dayanağı olarak, gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının gerçekleştirdiği yüklü miktardaki alımlar ve rezervlerini çeşitlendirme stratejileri gösteriliyor. Doların değer kazanması ve faiz oranlarındaki düşüş beklentisinin zayıflaması piyasalarda bir baskı unsuru oluşturmuştu. Buna rağmen istihdam verilerindeki düşüş eğilimi, enerji piyasalarında petrol fiyatlarının gerilemesi ve Fed Başkanı Kevin Warsh tarafından yapılan enflasyon açıklamaları, fiyatların geçici olarak toparlanmasına zemin hazırladı. Warsh'ın enflasyon tehlikesinin bir miktar azaldığını kaydetmesi, piyasalarda net bir faiz indirimi sinyali şeklinde yorumlanmasa bile ons altının yeniden 4 bin dolar barajını aşmasına olanak tanıdı.

Yozgat’ta Güncel Fiyatlar Altının Yükselişini Açıkladı (4)

Merkez Bankalarının Rezerv Hamleleri Fiyatları Destekliyor

Küresel Emtia Araştırmaları Eş Başkanı sıfatıyla değerlendirmelerde bulunan Samantha Dart, son dört ayda kaydedilen sert değer kaybının yapısal yükseliş trendini bitirmediğini ifade etti. Dart, kurum olarak 2026 sonu için belirledikleri 4 bin 900 dolar hedefinin arkasında durduklarını kaydetti. Dünya Altın Konseyi tarafından yayımlanan 2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi de bu stratejiyi doğrulayan sonuçlar içeriyor. İlgili rapora göre, katılımcıların yüzde 89'luk bölümü önümüzdeki 12 aylık periyotta küresel rezervlerin büyüyeceğini tahmin ediyor. Kendi kurumunun altın portföyünü genişleteceğini belirtenlerin oranı ise yüzde 45 seviyesinde tespit edildi. Bu gelişmeler üzerine mayıs ayında modellemesini güncelleyen Goldman Sachs, 12 aylık alım projeksiyonunu aylık bazda 29 tondan yaklaşık 50 tona çıkardı. Ayrıca 2026 yılı içerisinde aylık 60 ton civarında resmi altın alımı yapılabileceği banka raporlarında yer buldu.

Büyük Finans Kuruluşlarının 2026 Tahminleri

Amerika Birleşik Devletleri merkezli diğer büyük finans kuruluşlarının altın planlamaları da farklı rakamlarla şekilleniyor. JPMorgan analistleri, 2026 yılının dördüncü çeyreği itibarıyla ons fiyatının 6 bin dolar bandına erişebileceğini tahmin ediyor. UBS kurumu önümüzdeki 12 aylık süreç için hedefini 5 bin 200 dolar olarak paylaşırken, Morgan Stanley de 2026'nın ikinci yarısında altının 5 bin 200 dolar seviyelerinde işlem göreceğini öngörüyor. Ancak Morgan Stanley, bu rakamın gerçekleşmesi için borsa yatırım fonlarına (ETF) daha fazla giriş yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Diğer taraftan Bank of America, yatırımcı iştahındaki yavaşlama ve Fed politikalarının yarattığı etkiyi baz alarak 2026'nın dördüncü çeyreği için kendi hedefini 4 bin 800 dolar olarak duyurdu.

Hedeflere Ulaşılması İçin Gerekli Şartlar

Piyasalarda 4 bin 900 dolar ve üzerindeki seviyelerin kalıcı hale gelebilmesi için merkez bankası alımları tek başına yeterli bir faktör olarak görülmüyor. Aynı anda doların zayıflaması, faiz baskısının azalması ve fon girişlerinin artması şart koşuluyor. Bu kapsamda ABD istihdam istatistikleri belirleyici bir rol üstleniyor. Reuters verilerine göre haziran döneminde tarım dışı istihdam sadece 57 bin artış kaydetti. Oysa ekonomistlerin genel beklentisi 110 bin kişi seviyesindeydi. Bir önceki ayın 172 bin olan rakamı ise 129 bin şeklinde revize edildi. İstihdamdaki bu soğumanın Fed'in para politikasını gevşetmesine yol açabileceği belirtiliyor. Öte yandan borsa yatırım fonlarına (ETF) yönelik talebin de toparlanması kritik önem taşıyor. Dünya Altın Konseyi kayıtlarına göre mayıs ayında küresel ETF varlıkları yüzde 2 oranında değer kaybederek 604 milyar dolara düştü. İlgili fonlara yatırımcı ilgisi geri dönmediği sürece fiyatlardaki yukarı yönlü kırılmanın zorlaşacağı ifade ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi