Söz konusu bildiride, Türkiye’nin Ege’deki hayati çıkarlarının korunması için hükümete askeri tedbirler dahil olmak üzere “her türlü yetkinin” verilmesi kararı yer alıyor.

Ege’deki Gerilim Yeniden Tartışılıyor
Türkiye ile Yunanistan arasında yıllardır çözüme kavuşmayan Ege sorunları yeniden uluslararası gündemde yer buldu. Kara suları, kıta sahanlığı, hava sahası, FIR hattı ve adaların silahsızlandırılmış statüsü gibi başlıklar iki ülke arasında diplomatik gerilime neden olmaya devam ediyor.
Türkiye, Ege’deki tüm sorunların bir bütün halinde ele alınması gerektiğini savunurken, Yunanistan ise sorunun yalnızca kıta sahanlığı ile sınırlı olduğunu ileri sürüyor.
1995’te TBMM’den Oy Birliğiyle Karar Çıkmıştı
Krizin temelinde ise Yunanistan’ın Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni gerekçe göstererek kara sularını 12 deniz miline çıkarma isteği bulunuyor. Bu girişim üzerine TBMM, Haziran 1995’te tarihi bir bildiri yayımladı.
Bildiride, Lozan Antlaşması ile Ege’de kurulan dengenin bozulmaması gerektiği vurgulanırken, Yunanistan’ın kara sularını 12 mile çıkarmasının kabul edilemeyeceği ifade edildi.
TBMM’nin açıklamasında, böyle bir adımın Ege Denizi’nin büyük bölümünü Yunanistan’ın kontrolüne bırakacağına dikkat çekildi.
“Türkiye’nin Hayati Menfaatleri Var”
TBMM bildirisinde dikkat çeken ifadelerden biri de Türkiye’nin Ege’deki stratejik çıkarlarına yönelik vurgu oldu. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:
“Türkiye’nin dünya denizlerine ve okyanuslara Yunan kara sularından geçerek ulaşmasına yol açacak bir durumun kabul edilmesi düşünülemez.”
Bildiriye göre, Yunanistan’ın kara sularını 12 mile çıkarması halinde Ege Denizi’nin yaklaşık yüzde 72’si Yunan egemenliğine geçebilecek.
Askeri Tedbirler Dahil Tüm Yetkiler
1995 tarihli bildiride en çok dikkat çeken bölüm ise hükümete verilen yetki oldu. TBMM, Türkiye’nin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla hükümete askeri tedbirler dahil her türlü önlemi alma yetkisi verilmesini kararlaştırdı.
Bildiride şu ifadeler yer aldı:
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne, askeri bakımdan gerekli görülecek olanlar da dahil olmak üzere tüm yetkilerin verilmesine karar verilmiştir.”
Bu karar, ilerleyen yıllarda Türkiye’nin Ege politikasında önemli bir referans noktası olarak değerlendirildi.
Ege’de Diplomasi Trafiği Sürecek
Uzmanlar, Ege’deki sorunların çözümü için diplomatik temasların önemine dikkat çekerken, iki ülke arasındaki dengelerin korunmasının bölgesel güvenlik açısından kritik olduğunu belirtiyor. Türkiye ise Ege’de mevcut statünün korunması gerektiği yönündeki tutumunu sürdürüyor.



