Sosyal güvenlik sisteminin finansman yapısında uzun yıllardır uygulanan yöntem değiştirildi. SGK devlet katkısı olarak bilinen ve 2008 yılında başlayan uygulama, yeni yasal düzenlemeyle birlikte sona erdi.
31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7590 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklik, 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe girdi. Böylece SGK’nın belirli prim gelirleri üzerinden otomatik olarak aldığı yüzde 25’lik devlet katkısı uygulaması kaldırılmış oldu.

SGK’daki Yüzde 25’lik Devlet Katkısı Neden Kaldırıldı?
Eski sistemde devlet, SGK tarafından tahsil edilen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primlerinin yüzde 25’i oranında kuruma katkı sağlıyordu.
Yaklaşık 18 yıldır uygulanan bu sistemde devlet katkısı, SGK’nın gelirleri içerisinde önemli bir kalem oluşturuyordu.
Yeni düzenlemeyle birlikte söz konusu otomatik katkı mekanizması kaldırılırken, SGK’nın finansman yapısının daha sade hale getirilmesi amaçlandı. Yeni modelde SGK’nın gelir ve gider dengesi esas alınacak, ihtiyaç ortaya çıkması halinde merkezi bütçeden kaynak aktarılabilecek.
Dolayısıyla yapılan değişiklik, “devlet SGK’ya artık para vermeyecek” şeklinde yorumlanmamalı. Değişen temel nokta, yüzde 25 oranındaki otomatik devlet katkısının ayrı bir finansman kalemi olarak uygulanmasına son verilmesi.
Çalışanların Maaşlarından SGK Kesintisi Artacak mı?
Düzenlemenin ardından çalışanların en fazla merak ettiği konuların başında “Maaşımdan daha fazla SGK primi kesilecek mi?” sorusu geliyor.
Mevcut düzenleme, çalışanların ücretlerinden kesilen SGK prim oranlarında doğrudan bir artış öngörmüyor.
Özellikle dikkat edilmesi gereken nokta şu: SGK’ya aktarılan yüzde 25’lik devlet katkısı, çalışanın maaşından kesilen bir prim değildi. Bu oran, devlet tarafından SGK’ya yapılan mali katkıyı ifade ediyordu.
Bu nedenle yeni düzenleme nedeniyle çalışanların bordrolarında otomatik olarak yüzde 25 oranında ek bir SGK kesintisi yapılması söz konusu değil.
SGK’ya Bütçeden Para Aktarılmaya Devam Edilecek mi?
Yeni sistemin bir diğer önemli başlığı ise SGK’nın oluşabilecek finansman açığının nasıl karşılanacağı.
Düzenlemeyle birlikte SGK’nın gelirlerinin giderlerini karşılaması temel esas olarak belirlenirken, gelirlerin giderleri karşılamaması halinde ortaya çıkabilecek nakit ihtiyacının merkezi yönetim bütçesinden aktarılacak kaynaklarla karşılanabilmesinin önü açık tutuldu.
Böylece daha önce ayrı kalemler halinde görülen devlet katkısı ve açık finansmanı mekanizmasının daha sade bir yapıya dönüştürülmesi hedeflendi.
Yeni sistemde SGK’nın mali durumuna göre bütçeden yapılacak transferlerin öneminin artması bekleniyor.
2025’te SGK’ya Ne Kadar Devlet Katkısı Yapıldı?
Devlet katkısının büyüklüğü, değişikliğin neden yakından takip edildiğini de ortaya koyuyor.
SGK verilerine göre 2025 yılında devlet katkısı yaklaşık 888,7 milyar TL seviyesinde gerçekleşti.
Eski sistemde prim gelirlerinin yüzde 25’i üzerinden hesaplanan bu tutar, SGK’nın toplam finansmanında önemli bir yere sahipti.
Yeni düzenlemeyle birlikte ise aynı otomatik hesaplama yöntemi uygulanmayacak. SGK’nın gelir-gider dengesi ve ihtiyaç duyacağı finansman, yeni sistem üzerinden takip edilecek.
Emekli Maaşları Düşecek mi?
Düzenlemeyle ilgili kamuoyunda oluşan önemli soru işaretlerinden biri de emekli aylıkları oldu.
Ancak SGK devlet katkısının kaldırılması, mevcut emekli aylıklarının yüzde 25 oranında azaltılması anlamına gelmiyor.
Ayrıca 2026 yılı Temmuz ödeme döneminden itibaren en düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL’ye yükseltilmişti.
Bu nedenle SGK’nın finansman modelinde yapılan değişiklik ile emekli maaşlarına ilişkin düzenlemelerin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.

SGK’da Yeni Finansman Dönemi Nasıl İşleyecek?
1 Ağustos 2026 itibarıyla başlayan yeni dönemde SGK’nın prim gelirlerinin yüzde 25’i oranındaki otomatik devlet katkısı uygulaması sona ermiş durumda.
Bununla birlikte devletin SGK’nın finansmanındaki rolü tamamen ortadan kalkmıyor. Kurumun gelirleri ile giderleri arasında açık oluşması halinde merkezi bütçeden kaynak aktarılabilecek.
Yeni modelin SGK’nın mali dengesi üzerindeki etkisi ise önümüzdeki aylarda ortaya çıkacak verilerle daha net görülecek.




