Üstelik sosyal güvenlik bütçesinin arka planında sessiz sedasız değişen dengeler, yarının emeklileri için bambaşka bir tablonun habercisi olabilir.

Dilekçe Tarihinde İnce Hesap Zamanı

Geçtiğimiz yıl emekli olanlarla bu yıl olanlar arasındaki o devasa maaş uçurumunu hepimiz hatırlıyoruz. Yüzde otuzlara varan o fark, birçok kişiyi apar topar SGK binalarına koşturmuştu. Sosyal Güvenlik Uzmanı Dilek Ete, 2026 ile 2027 yılları geçişinde böyle büyük bir sarsıntı beklenmediğini, maaş farkının taş çatlasın yüzde 4 ila 6 bandında kalacağını söylüyor. Eğer 31 Aralık 2025 tarihine kadar emeklilik dilekçenizi verirseniz, yüzde 32 civarındaki enflasyon farkını doğrudan cebinize koyuyorsunuz. Ancak takvimler 1 Ocak 2027'yi gösterdiğinde o tren kaçmış oluyor ve tamamen yeni yılın enflasyon oranlarına tabi kalıyorsunuz.

Tl 32

Kıdem Tazminatınızı Yabana Atmayın

Peki sadece emekli aylığındaki ufak değişimlere bakıp karar vermek ne kadar doğru? Yıllarını aynı işyerine vermiş, saçını o tezgahlarda ağartmış bir çalışan için işin bir de kıdem tazminatı boyutu var. Uzman isim, üç beş kuruşluk aylık farkını yakalayacağım derken, kıdem tazminatı tavanında yaşanacak yüzde yirmilik artıştan vazgeçmenin büyük bir hata olacağını belirtiyor. SSK ve Bağ-Kur'luların ellerine kağıt kalemi alıp bu hesabı kuruşu kuruşuna yapması şart.

SGK'nın Kasasında Neler Oluyor?

Vatandaş kendi bütçesini denkleştirmeye çalışırken, asıl büyük kriz kurumun kendi içinde filizleniyor. Yıllardır Hazine'nin SGK'ya her ay otomatik olarak aktardığı yüzde 25'lik prim desteği iptal edildi. Ete, bu can simidinin kesilmesiyle kurumun her ay 200 milyar liraya varan devasa açıklar verebileceğini vurguluyor. Bayram ikramiyesine bile zor kaynak bulunan bir dönemde, bu devasa deliğin nasıl kapanacağı meçhul.

Hak Edilmiş Maaş Mı, Sosyal Yardım Mı?

İnsanların gençliklerini vererek kazandığı emeklilik hakkı, yavaş yavaş bir sadaka sistemine mi dönüşüyor? Kulislerde dolaşan kira veya gıda yardımı söylemleri, primini yıllarca eksiksiz yatıranlarda derin bir adalet kaygısı yaratıyor. Emekli maaşı kimsenin vatandaşa lütfu değil, dökülen alın terinin karşılığıdır. Geliri olanlara yardımların kesilip sadece düşük bir kök aylık verilmesi ihtimali, milyonlarca emeklinin uykularını kaçırmaya yetiyor.

Kaynak: Haber Merkezi