Üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, Rektör Prof. Dr. İ. Yaşar Hacısalihoğlu, Gazeteci Nedim Şener ve Akademisyen-Gazeteci Bedreddin Habiboğlu’nun konuşmacı olduğu panele; Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu, Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Toplantıda, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde hafızalar tazelenirken, FETÖ ile mücadelenin yalnızca bir güvenlik sorunu olmadığı mesajı verildi.
"Girdiği kabın şeklini alan bir yapı"
Rektör Prof. Dr. İ. Yaşar Hacısalihoğlu, 15 Temmuz'u "Türkiye'yi hedef alan son büyük saldırılardan biri" olarak tanımladı. Çanakkale ve Milli Mücadele ruhunun bir yansıması olan o gecede milletin iradesinin galip geldiğini vurgulayan Hacısalihoğlu, örgütün tehdidinin bittiğini düşünmenin büyük bir yanılgı olduğunu söyledi.
"15 Temmuz’un arkasındaki terör yapılanması ve onu destekleyen küresel odaklar, örgüt elebaşısı ortadan kalkmış olsa bile farklı yöntemlerle varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Bu örgüt, diğer terör örgütlerinden farklı olarak girdiği her kabın şeklini alan, her türlü siyasi toplumsal kimliğe gizlenebilen bir yapılanmadır."
Prof. Dr. Hacısalihoğlu, konuşmasında kritik bir detaya da dikkat çekerek, "Nitekim bugün de devletimiz tarafından yapılan açıklamada, örgütün yeni mahrem yapılanmasına yönelik eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildiği duyuruldu. Bu da tehdidin tamamen sona ermediğini göstermektedir" dedi.

Nedim Şener: "81 ilde 900 şüpheliye işlem yapıldı"
Panele katılan gazeteci Nedim Şener ise devlet içerisinde hâlâ benzer hesaplar yapan yapıların bulunduğuna dair düşüncelerini paylaştı. FETÖ'nün kendini gizleme konusunda çok başarılı olduğunu belirten Şener, güncel operasyon rakamlarıyla tehdidin boyutunu ortaya koydu.
"Sadece bir günde 81 ilde yaklaşık 900 FETÖ şüphelisine yönelik işlem yapıldı. Bir günde bu kadar kişinin tespit edilmesi, örgütün tehdidinin hâlâ devam ettiğini gösteriyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 80 emniyet personeli hakkında gözaltı kararı verdiğini, bunların 70’inin ise aktif görevde olduğunu görüyoruz."
Şener, herhangi bir grup adına devletin gücünü kullanmaya çalışmanın kabul edilemeyeceğini vurgularken, aradan 10 yıl geçmesine rağmen toplumun çok büyük bir kesiminin FETÖ’yü halen en önemli tehdit olarak gördüğünü ifade etti.

"Kur'an-ı Kerim'i makam için yorumlamak topluma zarar verir"
Panelin bir diğer önemli başlığı ise FETÖ’nün dini istismar yöntemi oldu. Akademisyen-Gazeteci Bedreddin Habiboğlu, inanç üzerinden yürütülen bu manipülasyonun sonuçlarına dikkat çekti. Habiboğlu, meselenin sadece güvenlik açısından ele alınmaması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
"Asıl üzerinde durulması gereken konu, bir insanın aradan 10 yıl geçmesine rağmen yaptığı yanlışın farkına varamaması ve hâlâ aynı yapıya inanmaya devam etmesidir. Kur’an-ı Kerim’in bir harfi dahi değiştirilmemiştir ancak tarih boyunca bazı kişilerin, kendi bulundukları konumu güçlendirmek amacıyla ayetleri anlam bakımından çarpıttıklarını görüyoruz."
Program, katılımcıların 15 Temmuz’u unutmamak ve gelecek nesillere doğru şekilde aktarmanın ortak sorumluluk olduğu mesajıyla sona erdi. Etkinlikte, gençlerin bu tür yapılanmalara karşı uyanık olması için bilinçlendirme faaliyetlerinin artırılması gerektiğinin altı çizildi.



