MEB’in Ankara’daki basın toplantısında konuşan Bakan Tekin, şu ana kadarki en somut değişiklikleri ilk kez burada açıkladı.

Aslında Tekin’in sözleri, herkesin aklındaki soruyu da cevapladı: “Birisi okula silahı nasıl sokar da kimse fark etmez?”

Saldırganın silahı, resim dosyası kılıfının içine gizleyerek içeri girmesi, olayın en ürkütücü ayrıntısıydı. Malum, klasik x-ray cihazları kalın bir dosya kılıfını tararken içindeki metal parçayı görmezden gelebiliyor. İşte bu yüzden mevcut güvenlik sisteminin ne kadar kof olduğu bir kez daha ortaya çıkmış oldu.

Peki şimdi ne olacak?

Yetkililere göre artık sadece okulun ana girişinde bir dedektör ve iki güvenlik görevlisiyle iş bitmiyor. Yeni modelde, katmanlı güvenlik diye bir şey var. Yani öğrenci, öğretmen ya da ziyaretçi okula adımını attığı andan itibaren en az 3 ayrı kontrol noktasından geçecek. Kulislerde konuşulanlara bakılırsa, giriş prosedürleri neredeyse sıfırdan yazılıyor.

Ama bu sadece fiziksel önlem değil. Aynı zamanda bir de veri meselesi var. Risk analizine göre okullar tek tek masaya yatırılacak. Yani her okula aynı güvenlik sistemini kurmak yerine, “Bu okulda risk yüksekse ona göre hareket edelim” diye bir yaklaşım getiriliyor.

Geçici tedbirler kalıcıya dönüşecek

Şu an için birçok okulda polis ve jandarma ekipleri görev yapıyor, malum. Ama bu kimseye kalıcı çözüm gibi gelmiyor. Bakanlık yetkilileri, bu geçici uygulamadan toplanan verilerin asıl yol haritasını oluşturacağını söylüyor. Yani şimdilik bir “kalkan” görevi gören bu uygulama, ilerleyen aylarda çok daha kapsamlı bir sisteme evrilecek.

Son yıllarda artık tehditler yalnızca fiziksel değil. Siber saldırılar, okulların öğrenci veri tabanlarına sızma girişimleri, hatta sosyal medya üzerinden yayılan provokasyonlar… Bunların hepsi yeni güvenlik planında ayrı bir başlık olarak yer alıyor.

Teknolojiye gelince: Tarama sistemleri baştan aşağı yenilenecek. Ama bu işin ucuz olmadığını da söylemeden geçmeyelim. Bakanlık kaynakları, “Aceleyle alınmış, bütçeyi şişirecek ama işe yaramayacak kararlar istemiyoruz” diyor.

Kaynak: Haber Merkezi