Kasap tezgahlarında en pahalı kesimler kısa sürede tükenirken, bazı et parçaları haksız bir önyargı nedeniyle günlerce alıcı bekliyor. Zagreb'de uzun yıllardır mesleğini sürdüren deneyimli bir ustanın aktardığına göre, tüketicilerin sert veya fazla yağlı düşüncesiyle en çok uzak durduğu tek kesim dana döş oluyor. Tüketiciler genellikle etin kalitesinden ziyade pişirme yöntemini yanlış seçtiği için bu lezzetli parçayı göz ardı ediyor.

Hayvanın alt bölümünden elde edilen bu parça, üzerindeki yoğun yağ tabakası yüzünden çoğu zaman tezgahta bırakılıyor.

UZUN SÜRE PİŞTİĞİNDE LEZZET DEPOSUNA DÖNÜŞÜYOR

İlk bakışta dezavantaj gibi görünen o yağ katmanı, aslında yavaş ve sabırlı bir pişirme sürecinde etin ana lezzet kaynağı haline geliyor. Düşük ısıda uzun süre pişen yağ dokusu eridikçe, liflerin arasına sızarak ete yoğun bir aroma ve yumuşaklık kazandırıyor. Yüksek fiyata satılan yumuşak dokulu parçalar hızlı pişirmeye uygunken, dana döş gibi kaslı kesimler doğru ısı yönetimiyle restoran kalitesinde bir tabağa dönüşüyor.

HAMBURGER KÖFTESİNDEN ET SUYUNA UZANAN KULLANIM ALANI

Farklı tariflere kolayca uyum sağlayan bu et parçası yalnızca tencere yemeklerinde değil, kıyma çekimlerinde de başarılı sonuç veriyor. İçerdiği ideal yağ oranı sayesinde hamburger köftelerinin kurumasını engelliyor, sulu kalmasını sağlıyor. Çorba ve soslara derinlik katan et suyu hazırlıklarında da uzmanlar en çok bu bölümün kullanılmasını öneriyor.

Mutfakta lezzetli yemekler hazırlamanın yolu her zaman en pahalı eti satın almaktan geçmiyor. Doğru pişirme süresini ayarlamak ve eti piştikten sonra yeterince dinlendirmek, tezgahta yüzüne bakılmayan parçaları bile lezzet şölenine çevirmeye yetiyor.

Muhabir: Haber Merkezi